Kurban: Do Ut Des

Do Ut Des, “vermen için veriyorum, veriyorum ki veresin” anlamında kullanılan Latince bir deyiştir. Teologlar ve filozoflar tarafından kurban geleneğinin ana fikrini en iyi tanımlayan söz öbeği olarak kabul edilir[i]. “Do ut des” sözü, kurban ritüelinin insanoğlu ile inandığı ilahi güçler arasında bir tür pazarlık ve/veya akit olduğuna işaret etmektedir. Kabil ve Habil Eski Ahit insanoğlunun köklerini Âdem ile Havva’ya dayandırır. Büyük oğullarının adı Kabil, … Okumaya devam et Kurban: Do Ut Des

Bir Makalenin Yayımlanmamış Hikayesi: Adalet Vakti!

Çok yıllar önceydi, hekimlik mesleğine başladığım ilk yıllar. Geçici görevle bir ilçe hastanesinin acilinde görevlendirilmiştim. 80 yaşlarında, hastaneye tek başına başvuran yaşlı bir adamı sedyeyle getirdiler. İyi görünmüyordu, tansiyonu çok yüksekti, kalpte ritim bozukluğu vardı ve solunum sıkıntısı çekiyordu. Ama ilk dikkatimi çeken yaz ayı olmasına rağmen önü kapalı bir ceket giymesi ve ceketin kallavi büyüklükte bir tabancayı saklıyor olmasıydı. Doğal olarak hastane polisine haber … Okumaya devam et Bir Makalenin Yayımlanmamış Hikayesi: Adalet Vakti!

İran yazı dizisi: Sinema (2)

Yazarlar: Doğan Alpaslan Demir & Atagül Demir İran yazı dizisi 8. Bölüm.  Bu yazı, İran sinemasının 1953- 1979 yılları arasındaki dönemini anlatmaktadır.  1953 yılında CIA tarafından yönetilen Başbakan Musaddık’a yönelik darbe, tarihi bir kırılma noktasıdır. Darbe sonrasında İran petrollerine çöreklenen ABD ve İngiltere güdümlü şah monarşisi, tüm siyasi, sosyal ve kültürel aygıtları eline geçirir, muhalefeti zorbalıkla susturur, rejim karşıtları tutuklanır. Tam bu noktada şah rejimi … Okumaya devam et İran yazı dizisi: Sinema (2)

İran yazı dizisi: İran Sineması

7. Bölüm Yazarlar: Atagül Demir, Doğan Alpaslan Demir Okumaya başlamadan önce: İran yazı dizisinin içinde yer alan “İran Sineması” başlıklı bu yazı için şu hatırlatmayı yapmakta yarar görüyorum. Günümüzde İran sineması dünya çapında yüksek bir prestije sahiptir. İran sineması üzerine yazılıp çizilenler, akademik tezler, film incelemeleri rafları değil kütüphaneleri dolduracak hacime ulaşmıştır. Bu yazı İran sineması üzerine yeni bir tez ortaya koymak, bilinmeyen bir açılım … Okumaya devam et İran yazı dizisi: İran Sineması

İran Yazı Dizisi- İran Şiiri (Sîmîn Behbehânî)

6. Bölüm. İran 10. ile 20. Yüzyıl arasındaki 1000 yıl boyunca neredeyse milim değişmeyen yokluk ve yoksullukla yaşamış; şahların, sultanların, aşiret reislerinin, dini önderlerin kılıç, şiddet, dini bağnazlıkları ile sürdürdükleri yönetim aygıtları varlıklarını asırlar boyu sürdürmüşlerdir. Buna karşılık İran şiiri 10. Yüzyılda Firdevsi’den aldığı bayrağı, 20. Yüzyılda Sîmîn Behbehânî adlı bir kadın şaire taşımayı başarmıştır. Sîmîn Behbehânî 20 Temmuz 1927 doğumlu olup 19 Ağustos 2014’te … Okumaya devam et İran Yazı Dizisi- İran Şiiri (Sîmîn Behbehânî)

İran Yazı Dizisi: İran Şiiri (Firdevsi)

İran şiiri üzerine yazdığım bu yazı bir girizgahtır. İran’ın kültürel ve hatta siyasi kodlarını anlamak için İran’ın şiirle ilişkisini kavramak elzemdir. Gülistan ve Bostan adlı eserin şairi Sadî, klasik Fars edebiyatının kurucusu sayılan Rudekî, ünlü Samani dönemi şairi Dakîkî, 20. Yüzyıl şairleri Ahmed Şamlu, Füruğ Ferruhzad, Simin Behbehani, Sohrab Sepehri’yi okuyup anlamadan İran üzerine yazılıp çizilen metinlerin hep bir yanları eksik kalacaktır. Okumaya devam et İran Yazı Dizisi: İran Şiiri (Firdevsi)

İran Yazı Dizisi: Muhammed Musaddık

İran yazı dizisi 4. Bölüm Bu yazımda 1951-1953 yılları arasında İran Başbakanı olarak görev yapmış, görev yaptığı sürede Başbakanlık maaşı almamış ve bir CIA darbesi ile görevden uzaklaştırılmış önemli bulduğum bir siyasi aktörü tanıtacağım: Muhammed Musaddık.  Kanımca 20. yüzyılda  “1979 İslam Devrimi” öncesinin en önemli tarihsel kırılma noktası Musaddık olmuştur.   1881 yılında doğan ve köklü bir ayan ailesinden gelen Musaddık, öğrenimini Avrupa’da yaptı. Aldığı … Okumaya devam et İran Yazı Dizisi: Muhammed Musaddık

PANDEMİDEN SİNDEMİYE

Virüs pandemilerinde salgının süresi uzadıkça evrimin baskısıyla virüs kendini geliştirme, adapte olma şansına sahip olur. Buna mutasyon diyoruz. Hatta korona virüsler gibi zoonatik virüsler farklı bir hayvan türüne bulaşarak yeni bir hastalık etkenine evrilebilir. Homo Sapiens’in virüs pandemilerine karşı ilk ve en önemli silahı, refleks hızıyla organize olması gereken küresel düzeyde tam kapanmadır. Çünkü ulus devletlerin kendi olanakları ile gerçekleştirdikleri kısmi kapanmalar virüsü kaşımaya bile … Okumaya devam et PANDEMİDEN SİNDEMİYE

İran Yazı Dizisi: Hüda, Şah, Mihan

İran yazı dizisi 3. Bölüm. Tarihçi Ervand Abrahamian İran’ın 20. yüzyılını şu cümleyle tanımlamıştır[i]: “İran 20. yüzyıla öküz ve karasabanla girdi. Yüzyıldan çıkarken pek çoklarını dehşete düşüren bir nükleer programı vardı.” Yirminci yüzyılın başında her bin doğumda 500 olan bebek ölüm hızı, yüzde beşi geçmeyen okuryazarlık, devlet kurumlarının Tahran dışında hemen hiç olmayışı, sanayileşmeye yönelik işaretlerin esamisinin okunmadığı İran, yirminci yüzyıl boyunca siyasal, sosyal, ekonomik … Okumaya devam et İran Yazı Dizisi: Hüda, Şah, Mihan