SEÇİMDEN SONRA KURULTAYDAN ÖNCE: SEÇİMLER VE TERCİHLER

Toplumların ve insanların seçimleri yalnızca sandık başında olmuyor, hatta sandıktan çıkan sonuçlar, o toplumun farklı alanlarında ortaya çıkan tercihlerinin toplamı olarak gerçekleşiyor. Hal böyle olunca, seçim sonuçları gerçekte malumun ilanından başka bir şey olmayabiliyor. Bugün sizi bir tarih yolculuğuna çıkartıp o daldan bu dala gezdireceğim, insanların ve liderlerin tercihlerinden yola çıkarak toplumların kaderleri nasıl şekilleniyor anlatmaya çalışacağım, seveceğinizi umuyorum.

2.Wilhelm Alman İmparatoru ve Prusya Kralı olarak 1888 yılında tahta çıktığında önünde başının belası olarak gördüğü bir adam vardı. Koca imparator için bir adam nasıl bela olabilir demeyin, o adamın adı Bismarck olunca oluyor… 29 yaşındaki genç İmparator deneyimli Başbakan Bismarck ile anlaşamadı, sakın ola ki bu anlaşmazlığı Bismarck’ın demokrasi havarisi olduğu şeklinde yorumlamayın, Demir şansölye namıyla tanınmış ve daha mecliste yaptığı ilk konuşmada büyük sorunların “kan ve kılıçla” çözülebileceğini söylemiştir Bismarck. Ancak Wilhelm ve Bismarck’ın özellikle dış politika konusunda büyük görüş ayrılıkları vardır. Bismarck Avrupa’da bir denge siyaseti güdüyor ve Rusya ile Fransa’nın ittifakını engellemeye çalışıyordu. Wilhelm radikal bir kararla bir tercih yaptı, 1890 yılında Bismarck’ı azletti, 1892 yılında Fransa- Rusya ittifakı kuruldu, daha sonra bu ittifaka İngiltere katıldı. Milyonlarla insanın ölümüne sebep olan I. Dünya Savaşı’nın cepheleri oluşmuştu.

19.yy. sonunda Rusya gözünü doğuya dikmişti, Mançurya, doğu denizleri hatta Kore’yi ele geçirme planları yapıyordu. Ancak aynı bölgeye emperyalist amaçlarla gözünü diken bir ülke daha vardı: Japonya. Önce pastayı birlikte paylaşmayı önerdi Japonlar. Rusya Japonya’yı ciddiye almadı, bir olasılık ırkçı nedenlerle işbirliğini küçümsedi Ruslar. 1904 yılında iki emperyalist devlet kapıştılar. Ruslar doğu denizlerine ulaşarak Japonlara sürpriz bir baskın yapmayı planlamış ve Baltık Denizi’nden hareket eden 32 gemiden oluşan bir donanma Ümit Burnu’nu dolanarak 8 ayda Japon sularına ulaşmıştı. Hesap etmedikleri bir tek şey vardı: Japon Amirali Togo. 27 Mayıs 1905 gecesi bir Japon gemisi Rus donanmasını fark etti ve 04.55’de Amiral Togo’ya telsizle bilgi verdi. Sabah 06.34’de Amiral Togo Tokyo’daki Donanma Bakanı’na şu mesajı gönderir. “Şu anda düşman filosunun görüldüğü haberini aldım. Donanmamız derhal harekete geçerek düşmana saldıracak ve onu yok edecektir.” Rus donanması aynı gün hemen tümüyle yok edilmiştir. Amiral Togo bir seçim yapmıştır, dahası bu seçimi yapabilecek yetki ve donanıma sahiptir, yaşadığı ve yetiştiği toplum ona bu yetkiyi vermiştir. Çoğu zaman yapıldığı gibi Tokyo’dan “olur” istememiş, kimsenin “tensiplerine”, “emirlerine” falan sunmamıştır.

Hasan İzzet Paşa’yı bilir misiniz, 1931 yılında öldüğünde tavukçuluk yapıyordu. 1915 yılında Enver Paşa tarafından emekliye sevk edilmişti. Oysa I. Dünya Savaşı’nın en sıcak günlerinde 3. Ordu Komutanı görevini yürütmekteydi.  Osmanlı’yı Dünya Savaşı’nın batağına sürükleyen Almanlar, karşılarına çıkacak olan Rus birliklerini azaltmak için Enver’i kullandılar. Yavuz Zırhlısı ile Trabzon’a giden Enver 14 Aralık 1914’de Köprüköy’e gelerek derhal taarruz edilmesi emrini verdi. 3.Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa soğuk kış şartlarında harekâtın yapılmasının mümkün olmadığını, ilkbahara ertelenmesi gerektiğini bildirdi. Enver, Hasan İzzet Paşa’yı görevden aldı ve taarruz emri verdi, yaptığı seçim ve verdiği emir Sarıkamış’ta 90.000 askerin ölüm fermanıydı.

2. Dünya Savaşı sonlarına doğru 28 Kasım- 1 Aralık 1943 günlerinde üç lider Tahran’da bir araya geldi: İngiltere Başbakanı Churchill, ABD Başkanı Roosevelt ve Sovyetler Birliği Lideri Stalin. Artık savaş sonrası için yeni bir Dünya haritası planları yapılmaya başlanmıştı.  İddiaya göre bir yemekte, Almanya’nın savaştan sonra bir daha tehdit oluşturmaması için Churchill, Almanya’nın beş ayrı devlete bölünmesini önerince, Stalin de 50.000 Alman subayının kurşuna dizilmesini önermişti. İşte O Stalin, yönetimde olduğu 1930- 1953 tarihleri arasında 3.778.000 kişi tutuklandı, 786.000 kişi idam edildi, 1 Ocak 1940 tarihi itibarı ile infaz kamp ve kolonilerinde 1.979.729 kişi bulunuyordu. “Ah” diyor kimi aydınlarımız, şu Stalin yerine doğru düzgün biri geleydi, Troçki, Zinovyev, Kamanev, Rikov, Buharin, Radek gibi sağlam aydınlardan biri Lenin’in yerini alsaydı. Oysa Stalin’in iktidarı 1917 Devriminin hemen akabindeki siyasi tercihlerleşekilleniyordu. 25 Kasım 1917’de Kurucu Meclis seçimleri yapıldı, Sosyal Devrimciler 420, Bolşevikler 225 sandalye elde ettiler, yani Bolşevikler seçimi kaybetmişti.  18 Ocak 1918’de Meclis toplanır toplanmaz kızıl askerler meclisi dağıttı. 10 Temmuz 1918’de Sovyet Anayasası ilan edildi. Yeni seçim sisteminde işçilerin oyu köylülere göre öncelikliydi, din adamlarının ve burjuvaların oy hakkı yoktu, oylamalar açık yapılıyordu. Gücü eline geçirene her şeyi yapma yetkisi veren, güçlüyü daha güçlü yapan Sovyet devriminin tercihleri, yıllar sonra Stalin’i iktidara taşıyacaktır.

Hitler II. Dünya Savaşı yıllarında yaklaşık 4,5 milyon Yahudi’yi ve 75.000- 150.000 kadar Çingene’yi katletmiştir. Pekâlâ, savaşın sebebi bu katliamlar mıdır, HAYIR, Almanya ile savaşan Batılı Devletler katliamlar karşısında ciddi bir girişimde bulunmuş mudur, HAYIR, Katolik Kilisesi ağır bir tepki vermiş midir, HAYIR… Kendi ülkelerinde ve Dünya’da büyüyen sola, sosyalizme, komünizme ve güçlü ekonomik örgütlenmeler oluşturan Yahudilere karşı ellerini kirletmek istemeyen ve faşizmin sırtını sıvazlayan kapitalizm, Hitler’in iplerini elinde tutamayınca savaş patlak vermiştir. Hitler’i Almanya’da iktidara taşıyan pek çok faktörden birisi de medeniyetin beşiği Batı ülkelerinin tercihlerinde yatmaktadır.

Yapılan tercihler sadece tarihsel kahramanlar için değil, tırnağınızın ucu büyüklüğündeki idari birimler için de önemli olabilir. Hatta bu kesip attığınız tırnak büyüklüğündeki birimlerintercihleri birikir, birikir de Cumhurbaşkanlığı seçimi oluverir. Yerel yönetimlerin bitmek tükenmek bilmez hikâyelerindendir, bir yöneticinin yıldızı parlayınca onun etrafındakiler ali kıran baş kesen eşkıyalara dönüşürler. Belediye Başkanı değişir, bildiğiniz kırk yıllık sekreter “özel kalem müdürü” unvanı ile bir anda cihannüma harikası ve bir despot oluverir. İktidara gelenler çaycısı ve şoförü ile gelir, iktidardan gidenlerin çaycıları ve şoförleri hayvan barınaklarında sürgüne gönderilir. Kesip attığınız tırnaktan büyük olmayan birimler için yapılan bu tercihler, ülkenin kaderine hükmeder. İnsanların küçük tercihleri birikir, toplumların ve liderlerin tercihlerine dönüşür, o tercihler ise Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucu oluverir.

Tarihi kişiliklerin resmigeçit törenini andırır bu yazıyı hazırladığım günlerde CHP içinde büyük bir kıyamet kopuyor; Kurultay toplanmasını ve Kılıçdaroğlu’nun istifasını isteyenler, ulusalcılar, yenilikçiler, geleneksel çizgidekiler arasında yeni bir CHP tercihimücadelesi veriliyor. Yazımın finalinde, tercihimi, CHP’nin şimdiki haline uyan bir Stalin fıkrasından yana koydum, beğeneceksiniz.

1953 yılında Stalin ölmek üzereyken Kruşçev’i yanına çağırır, “Bak” der, “Benim ölümümden sonra yönetime sen geleceksin, sana iki zarf vereceğim, karşına aşılması zor güçlükler çıktığında birinci zarfı aç, göreceksin sorunların çözülecek. İleriki yıllarda yine büyük sorunlarla karşılaşınca ikinci zarfı açarsın.” Stalin ölür ve Kruşçev Sovyetler Birliği’nin yönetimine gelir. Bir kaç yıl sonra sorunlar birbiri ardına gelince Stalin’in zarfları gelir aklına. Birinci zarfı açar, tek satır yazmaktadır çıkan mektupta, “Bütün suçu bana at.” 1956 yılında 20. SBKP toplantısındaki ünlü konuşmasında Kruşçev yaşadıkları tüm sorunların sebebi olarak Stalin’i gösterir. Kruşçev siyasi krizi atlatmıştır,  yıllar sonra baş gösteren sıkıntılı günlerde de içi rahattır, nasılsa ikinci zarf var diye düşünmektedir. Sonunda başı iyice dara düşünce ikinci zarfı açar ve mektubu okur, ilkinde olduğu gibi tek satır vardır: “Sen de iki mektup yaz.”

 

 

Kaynak:

Akşin, Sina; Kısa 20. Yüzyıl Tarihi, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2014.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s