AŞIK SEYRANİ- ŞİİRLİ CUMA

Değerli dostlar, hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair Aşık Seyrani, 1800- 1866 yılları arasında yaşamıştır. Doğum tarihinin 1806 veya 1807 olduğuna dair kayıtlar da vardır. Kayseri’nin Develi (eski adı Everek) kazasında doğmuştur. Aşık Seyrani’nin yaşamı hakkındaki bilgilerimiz çok sınırlıdır. Babası yoksul bir mahalle imamı olan Cafer Efendi’dir. Çocukluk ve gençlik yıllarında bir süre medrese eğitimi görmüştür. Halasiye Medrese’sinde başladığı eğitimini tam olarak … Okumaya devam et AŞIK SEYRANİ- ŞİİRLİ CUMA

İtaatsiz

“Roma, Campo Dei Fiori; Zeytin ve limon sepetleri, Şarapla yıkanmış, Çiçeklerle bezenmiş kaldırımlar, Masalara saçıyor satıcılar Pembe ürünlerini denizin, Siyah üzüm salkımlarını, Tüyleri üzerine düşen şeftalilerin. İşte tam bu meydanda Yakıldı Giordano Bruno; Tutuşturdu cellat, Bakışları altında, meraklı serserilerin Ve daha sönmemişti alevler, Doluverdiğinde tavernalar; Başlarında zeytin ve limon sepetleri, Ortalıkta dolaşırken satıcılar.” Czeslaw Milosz’ın ‘Campo dei Fiori’ başlıklı şiirinden. Giordano Bruno adını ilk defa duymadığınızı … Okumaya devam et İtaatsiz

NIKIFOROS VRETTAKOS-ŞİİRLİ CUMA

Değerli dostlar, hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair Nikiforos Vrettakos, 1912-1991 yılları arasında yaşamıştır. Çağdaş Yunan şiirinin önemli isimlerinden biridir. Gençlik yıllarında hukuk eğitimine başlamış ancak bitirememiştir. 2. Dünya Savaşı yıllarında Almanya’nın Yunanistan’ı işgali sırasında Ulusal Direniş Hareketi içinde yer almıştır. Nikiforos Vrettakos’un şiirlerinde katıksız ve “ama” sız insan sevgisi, eşitlik, barış, özgürlük, kardeşlik, adalet temaları ön plana çıkar. Yannis Ritsos onu … Okumaya devam et NIKIFOROS VRETTAKOS-ŞİİRLİ CUMA

İki bakımdan mahpus

Tarihin binlerce yıl boyunca karanlıktan aydınlığa, cehaletten bilgeliğe aktığına dair belli belirsiz bir fikriyatınız varsa bir kenara bırakın onları; belki bu yazıyı okuduktan sonra bir daha işinize yaramayabilir. Bin yıl öncesine gidiyoruz, Ortadoğu’ya, Ortadoğu’nun Suriyesine, bugünün İdlip kenti yakınlarında bulunan Ma’arretü’n-Nu’man kentine. Takvimler İsa’dan sonra 973 yılını gösteriyor. Şehrin tanınmış ailelerinden birinin evinde yeni doğan bir bebeğin hayata tutunuş çığlıkları duyuluyor. Babası şehrin kadısı, amcası … Okumaya devam et İki bakımdan mahpus

PIER PAOLA PASOLINI- ŞİİRLİ CUMA

Değerli dostlar, hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair İtalyan edebiyatının ve sinemasının “aykırı” isimlerinden, şair, yazar ve sinema yönetmeni Pier Paola Pasolini, 1922- 1975 yılları arasında yaşamıştır. İlk şiirini 7 yaşında yazmış, 17 yaşında liseyi bitirerek üniversiteye başlamış ve faşist rejime karşı örgütlenen sol grupların ve onların yayın organlarının içinde yer almıştır. Yazım dilinde yerel lehçelerin (diyalekt) kullanımının dilin kültürel zenginliği olarak … Okumaya devam et PIER PAOLA PASOLINI- ŞİİRLİ CUMA

Yiğit gölgesinde yiğit saklanır

Vakti zamanında Anadolu’nun uzak bir köşesinde kendine göre varlıklı bir adam yaşıyormuş. Çevresindekilerin deyişiyle zeki ve mukallit bir adammış. Gel zaman git zaman yaşı ilerlemiş, hastalanmış. Tek oğlu Hasan’ı yanı başına çağırmış. “Ey oğul, bana ecel vakti göründü, Azrail kapı önünde bekliyor, beni almadan da gitmez uğursuz. Şimdi beni iyice dinle. Benden sonra bütün malım, mülküm, toprağım senin olacak. İzin vereler iki torba altın almadan … Okumaya devam et Yiğit gölgesinde yiğit saklanır

ŞEYH RIZA TALABANİ- ŞİİRLİ CUMA

Değerli dostlar, hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair Kürt edebiyatının 19. yy. sonu ve 20. yy. başındaki önemli temsilcilerinden olan Şeyh Rıza Talabani, 1832-1910 yılları arasında yaşamıştır. Şiirlerinde önce Lami sonraları Rıza mahlasını kullanmıştır. Çocukluk yıllarında önce babasından daha sonra Kerkük’ün tanınmış medrese hocalarından iyi bir eğitim almıştır. Şiirlerini dört dilde yazmış ve söylemiştir; Kürtçe, Türkçe, Farsça ve Arapça olarak yazdığı şiirleri … Okumaya devam et ŞEYH RIZA TALABANİ- ŞİİRLİ CUMA

Hophop

Gözümün nuru musun, ey para, ya canım mısın? Mezhebim, dinim mi, ayinim mi, imanım mısın?”  Mirza Elekber Sabir İktidarın gücünü kendi gücü gibi kullanan zalimlerin en büyük korkularının başında hiciv türünden şiirler gelir. Çünkü iktidarlarının eteğine yapışan iki dize bile yüreklerini hophop etmeye yeter. Ülkemizde çok az tanınan, şiirlerinde “Hophop” mahlasını kullanmış Azeri şair Mirza Elekber Sabir, hiciv türünün en güçlü kalemlerinden biridir. Onu tanımak ister misiniz? Peki, … Okumaya devam et Hophop