Janjanlı Kontes Masal Diyarında

Kitabı indir

 

Değerli dostlar, “Sarkastik Kurgu” türünde hazırladığım JANJANLI KONTES MASAL DİYARINDA adlı yazımın gördüğü ilgiyi görünce üzerinde biraz daha çalışarak PDF formatında e-kitap daha doğrusu kitapçık (risale) haline getirdim. Kültür Bakanlığı’ndan kitabıma ISBN numarası aldım.

Yayına verdiğim bu kitabın telif hakları tarafıma aittir ve tümüyle ücretsiz olarak yayına sunuyorum. Kitap üzerinde değişiklik yapmamak kaydıyla istediğiniz platformda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, A5 formunda yazıcı çıktısı alıp basılı kitap olarak da okuyabilirsiniz.

Kitapla ilgili tek beklentim mümkün olduğunca çok kişiye ulaşması ve okunmasıdır… Kitabı, olabildiğince her tür cihazda okunacak şekilde tasarladım. Bilgisayar, tablet bilgisayar, e-kitap okuyucu ve hatta büyük ekranlı cep telefonlarında da okunabileceğini umuyorum.

Kitap sizindir, güzel okuyun.

 

Yandex linki:

https://yadi.sk/i/yD1jEoOR3ToEAT

JANJANLI KONTES’İN MACERALARI BAŞLIYOR

Yeni bir yazı dizisinin ön hazırlıklarını yapıyorum. Egosu, öfkesi, sorumlulukları, bencilliği, ilişkileri ile başa çıkamayan hayali bir karakterin kısa öykücüklerini anlatacağım size. Sol siyasete ait bir “jargon” kullanan, yüksek öğretimli, ülkemiz standartlarına göre “okur-yazar” sayılan bu tipleme üzerinden nefret dilinin ve hatta faşist ideolojinin nasıl beslendiğini anlatmaya çalışacağım. Yarattığım karakterin adı JANJANLI KONTES, kendini çok özel, tek ve biricik sansa da göreceksiniz ki etrafımız onlarla sarılı.

Yazı dizisini tür olarak SARKASTİK KURGU olarak tanımladım. İlginizi çekeceğini umuyorum.

Not: Sarkastik Kurgu isimli bir yazın türü konusunda bana ilham veren kişi, değerli arkadaşım Ayşegül Ekinci’dir, kendisine teşekkür ediyorum.

14 MART

Bugün 14 Mart Dünya Pi Günü. Üçüncü ayın on dördünde 3-1-4 sayıları yan yana geldiği için Pi Günü seçilmiş 14 Mart. Pi sayısını her ne kadar 3.14 olarak bilsek de gerçek değeri 3,141592653589793238462643383 şeklinde olup devam etmektedir. Fabrice Bellard, 2010 yılında Chudnovsky algoritması kullanarak sayının ilk 2.699.999.990.000 basamağını bulmuştur. 1972 doğumlu Bellard’ın 17 yaşındayken çalıştırılabilir dosya sıkıştırıcısı LZEXE’yi hazırladığını, pi sayısına ait rekorunu sıradan sayılabilecek bir masaüstü bilgisayar kullanarak ve 31 Aralık 2009 günü kırdığını öğrenmek ilginizi çekebilir.

pi-3166192

Pi sayısı matematikçiler için diğer sayılar gibi sıradan bir sayı olabilir, nedir, pi sayısı tarih boyunca popüler kültürün önemli unsurlarından biri olmuştur. Örneğin Eski Ahit’te pi sayısı 3 olarak verildiği için matematikçilerin de 3 sayısını kullanması gerektiğini iddia eden dini “kanaat önderlerine” rastlanmıştır.

Pi sayısını doğruya en yakın hesaplayan kişinin Arşimet (MÖ. 287- MÖ. 212) olduğu yazılıyor olsa da muhtemelen bu iddia Avrupa merkezli bir tarih anlayışının ürünüdür. Mısırlılar Arşimet’ten çok önce pi sayısını biliyor ve kullanıyor olmalıdır.

Ülkemiz insanlarının bilim, eğitim vb. alanlardaki bilgi ve becerileri ile bizden 92 kuşak önce yaşamış Arşimet’i karşılaştırınca insan bir hoş oluyor. Bir sokak röportajında pi sayısının ne olduğu ve nasıl hesaplandığını halkımıza sormaya kalksak ne tür cevaplar alacağımızı sahiden merak ediyorum.

Pi sayısının anlam ve öneminin coşkusu ile az daha 14 Mart’ın Tıp Bayramı olduğunu unutuyordum. İnsan ve toplum sağlığının esamisinin okunmadığı ülkemizin bir de Tıp Bayramı bulunuyor olmasına akıl sır erdirmekte zorluk çektiğimi itiraf etmeliyim. Sağlık hizmetlerinin insan yaşamı ve bireyin refahı üzerine kurulmadığı, insan sağlığının para/güç/iktidar üçlemesinin ellerine terkedildiği, sağlık kurumlarının kâr amaçlı birer işletme haline getirildiği, sağlık hizmetlerindeki tüm aksaklıkların hekimlere fatura edildiği ülkemizin bir hekimi olarak Tıp Bayramı kutlamayı reddediyorum.

2018-03-14_14-07-09

Yaşadığımız gündemi doğru düzgün izleyebilenlerin akıl ve ruh sağlığını koruyabilmesinin giderek zorlaştığı, parayı verene “üflemeli çalgılar orkestrası”, yoksullara ücretsiz cenaze hizmeti sunulan bu koşullarda, sağlık hizmetlerinde halinden kim memnunsa, bayramı da seyranı da onlar kutlasın.

Dünya Pi Günü kutlu olsun.

 

Takalım sepetleri kolumuza, herkes kendi yoluna

Birçok meslek grubunun özel günleri var, 14 Mart Tıp Bayramı hekimlerin, 5 Nisan avukatların, 12 Mayıs hemşirelerin günü olarak kutlanıyor. Meslek örgütleri bu günleri bir fırsat olarak kabul edip sorunlarını gündeme taşımaya gayret ediyorlar. Bizler de “avukat/doktor/hemşire arkadaşlarımın günü kutlu olsun” diye sosyal medyada paylaşıyor, yakın arkadaşımız olanları telefon, mesaj veya çiçekle kutluyoruz. Adını anmadığım meslek mensupları darılmasın, ilk aklıma gelenleri yazıverdim.

3 Mart gününü ardımızda bıraktık, nedir, 3 Mart’ın bir meslek grubunun “kutlama günü” olduğunu hayretle gördüm; şaşkınlığımın sebebi ise ilk kez duymuş olmamdı. Eğer bilmiyorsanız siz de şaşırın; 3 Mart tarihi “Dünya Seks İşçileri Günü” olarak belirlenmiş, hem de 17 yıldan bu yana. Oysa sosyal medyada “seks işçisi arkadaşlarımın günü kutlu olsun” şeklinde mesaj yoktu, bir tane bile…

sex-worker-IngridMouth
Görsel kaynağı: Ingrid Mouth

Hindistan’ın Kalküta kentinde, 2001 yılının 3-6 Mart tarihlerinde uluslararası bir karnaval düzenleniyor. Dünyanın dört köşe bucağından gelen 50.000’i aşkın kişi katılıyor bu etkinliğe. Düzenleme kurulu tarafından “Seks İşçileri Karnavalı” diye adlandırılan etkinlikten önemli bir karar çıkıyor: 3 Mart tarihi “Dünya Seks İşçileri Günü” olarak tanımlanıyor. Hindistan’dan Türkiye’ye 7 yılda gelebiliyor, 2008 yılından beri ülkemizin “seks işçileri” 3 Mart günlerinde seslerini ve sorunlarını duyurmaya çalışıyorlar.

Pembe-Hayat-FI

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği 3 Mart günü vesilesi ile bir açıklama yayınlamış. Konu ilginizi çektiyse bu açıklamanın[1] tamamını okumanızı öneririm. Ama tümünü okumaya üşenenler için kısaca özetleyeceğim:[2]

Derneğin açıklamasındaki ana fikir “cinsel hizmet sektöründe” çalışanların “seks işçisi” adıyla tanımlanması ve bir işçilik biçimi olarak kabul edilmesi talebidir. Kanunlarımız tarafından bir işçilik biçimi olarak tanınmamanın bedelini çok ağır ödediklerini, ağır hak kayıpları yaşadıklarını, kayıt dışı, güvensiz ortamlarda çalıştıklarını açıklıyorlar bildirilerinde. Yaptıkları açıklamada “seks işçilerinin” haklarının bir insan hakkı olduğunu söylemişler, temel mottolarının “patronsuz ve pezevenksiz bir dünya istiyoruz” olduğunu duyurmuşlar. Derneğin açıklamasında, ülkemizdeki nefret suçlarının en ağır biçimiyle “seks işçileri” tarafından yaşandığına, özellikle trans kadınların cinayete varan saldırılarla çok sık karşılaştıklarına dikkat çekilmiş.

Yapılan açıklamada “seks işçilerine” yönelik hukuksuz uygulamalara son verilmesini, kolluk güçlerinin ayrımcı ve kötü muamelelerinin engellenmesini, çete ve mafya ilişkilerinden korunmalarını talep ediyorlar. En önemlisi, sendikal örgütlenme hakkına sahip olmayı ve meslek örgütlerini kurmaları önündeki yasal engellerin kaldırılmasını istemişler.

Bu yazımda, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’nin açıklama ve talepleri üzerine yorum yapmayacağım. Kaldı ki, buraya kadar okuduklarınıza ilişkin fikriyatınız “gebersin rezil/ahlaksız oro.pular/ibn.ler” şeklindeyse ve “oro.pular gününde indirim mi varmış” yorumu yaptıysanız, yollarımızı ayırmamız şart, takalım sepetleri kolumuza, herkes kendi yoluna.

sexwork_protest_ap_img
French sex worker demonstrates outside the National Assembly in Paris. (AP Photo/Christophe Ena)

Dikkatinizi çekmiş olmalı, yazımda “seks işçisi” kavramını tırnak içinde yazdım. Oysa maden işçilerinden bahsediyor olsam tırnak/mırnak koymazdım. “Seks işçilerini” iki tırnak arasına kıstırarak ifade etmemin tek sebebi var, bu kavram üzerinde ciddi görüş ayrılıkları yaşanıyor. “Seks işçisi” kavramını kullanan kişilerin bile birçoğu, yaşamını fuhuş yolu ile kazananlar ile “diğer emekçilerin” aynı şekilde isimlendirilmesine sıcak bakmıyorlar. Siyasi yelpazenin sağında kalan muhafazakarlar “seks işçisi” kavramına şiddetle karşı çıkıyorlar, sebebini de saklamıyorlar, “ekmeğini taştan çıkaran namuslu işçilerle” “ahlaksızlığın dibine vurmuş fahişelerin” bir kefeye konmasını yakışıksız buluyorlar; hani şu bağırlarına bastıkları maden işçileri ile sokak oro.puları bir mi olacaklar, haşa…

Nedir, “seks işçiliği” kavramı üzerine en sert tartışmalar sosyalistler, feministler ve hatta sosyal demokratlar arasında yaşanmaktadır. Biraz abartmama izin verirseniz şunu da söylemek isterim, “seks işçiliği” kavramı hemen hemen sadece fuhuş sektöründe çalışanlar tarafından kullanılmaktadır. Sosyalist ve feministler arasında sesi oldukça yüksek çıkan bir kesim, “seks işçiliği” kavramının sol kesimin diline sinsi ve sessizce sızdığını, bunun bir “kavram istismarı” olduğunu iddia ediyor[3]. Fuhuş sektörünün sömürüye, köleliğe, kapitalizme ait bir dayatma olduğunu, sosyalist bir rejimde insan bedeninin istismar, tecavüz ve köleleştirilmesi anlamına gelen fuhuştan söz edilemeyeceğini; kölelik ve tecavüzü onaylamak anlamına gelen “seks işçiliği” kavramının sınıfsal bir bakış açısına sahip devrimciler tarafından asla kullanılmaması gerektiğini savunuyorlar. Tahmin edebileceğiniz gibi “seks işçiliği” kavramına karşı çıkan kesimlerin birbirinden farklı, kimisi oldukça sofistike görüşleri bulunuyor.

Kendilerini “seks işçisi” olarak tanımlayan fuhuş sektörü[4] çalışanları, bu iddiaların emeğin kutsallaştırılmasından kaynaklandığını, kol kasının vajina kasından ve/veya anal sifinkter kasından üstünlüğünün olamayacağını dile getiriyorlar.

Geçmişte trans kadın olarak beş yıl seks işçiliği yapan Esmeray, kendisiyle yapılan röportajda “seks işçiliği” kavramı üzerine şu açıklamaları yapıyor:

“Seks işçileri daha çok yeni yeni sosyalist ya da komünist kesimde tartışılıyor. Sosyalist kesim de birçok insan bu işçiliği halen kabul etmiyor, bu bir tartışma konusu. Oysaki bedene ahlaki baktıkları için, bu ahlakı yenemedikleri için seks işçiliğini bir türlü kabul edemiyorlar. Oysa ki işçilik bir kutsallık değildir ama mesela sosyalist hareketin hatası şu: Bir garsonu ya da bir tekstil işçisini kutsuyor, oysa kutsamamak lazım. Biz ne için mücadele ediyoruz? Bu dağılsın, yani işçilik kutsanacak bir meslek değil ki, bu yanlıştan baktıkları için, tabii ki seks işçiliği kutsal bir meslek değil onlara göre. Ahlaki baktıkları için, ahlaksızlık olarak beyinlere kazındığı için, böyle bakıyorlar.”

 

6494_5
Esmeray. Kaynak: Sivil sayfalar adlı internet sitesindeki röportaj.

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’nin yaptığı yazılı açıklama ve talepleri üzerine yorum yapmadığım gibi “seks işçiliği” kavramı üzerine görüşlerimin rengini de açıklamamayı tercih ediyorum, en azından bu yazımda. Ancak yazıyı buraya kadar getirip de bir “SONSÖZ” yazmamak olamaz. Sizin de bu yazının kapsadığı alan üzerine söyleyecek sözünüz varsa ister açıktan, isterseniz de özel mesajdan yazabilirsiniz.

VE İŞTE SONSÖZ…

Bu yazımla uçsuz bucaksız bir konuyu kaşıdığımı biliyorum. Bırakın bir köşe yazısı veya makaleyi, 24 ciltlik ansiklopedi yazılsa ve de okunsa, “hani gerisi nerede” denecek bir alandan, kangren olmuş bir sosyal yaradan bahsediyoruz. Nazi Almanya’sı homoseksüellere, fahişelere, Çingene ve Yahudilere aynı muameleyi yaptı, toplama kamplarında katletti! Günümüzden 30-50 yıl önce bir homoseksüelin devrimci, sol örgütler içinde cinsel kimliğini belli etmesi olanak dışıydı. 1988 yılında Şili’de Pinochet rejiminin kaderini belirleyecek referandumda, “Hayır” kampının homoseksüelliği anımsatan gökkuşağı renklerini kullanması bile ağır tartışma ve görüş ayrılıklarına neden olmuştu.

2013 yılı Mayıs/Haziran döneminde yaşanan Gezi süreci boyunca coşku ve sempatiyle karşılanan, sevimli sloganları “velev ki ibneyiz” ifadesiyle özdeşleşen LGBTT örgütleri, üyelerinin büyük bir kısmının fuhuş yaptıkları görmezden gelinerek sol cenah içinde yer alabilmiştir.

posta 30.06.2013

En temel kavramlar üzerinde bile ortak bir dilin bulunmadığı bir konuda tartışamazsınız, ürettiğiniz fikirler karşınızdakiler üzerinde yabancı bir dille konuşuyormuş etkisi yapacaktır.  Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’nin açıklamalarını ve taleplerini “bu açıklamalar verili düzen içinde kalan, yüzeysel, sorunun çözümüne yönelik olmayan ve/veya lümpenliğin dibine vurulmuş” şeklinde okuyan fikriyat, bu terminoloji yoksunluğunun bir tezahürüdür. Hele hele sosyal demokrat ve liberal cenahın “…ama bu talepleri kabul etmek fuhuşu özendirir” düşüncesi her türlü bilinçli duruş ve insani duygudan uzaktır.

Bu yazıyı kendilerini sosyal demokrat, sol, sosyalist, feminist olarak tanımlayan kişi ve grupların nabzını tutmak, bu konuda düşünülmesini, okunmasını, konuşulmasını, tartışılmasını sağlamak amacıyla yazdım. Geriye dönüşlere bakarak bu alanda yazmayı sürdüreceğim.

Buyurun, şimdi söz sizin.

 

KAYNAKLAR VE EK OKUMALAR

1-Umut Güner, Seks İşçiliği Meselesi, Hâlâ Bir Kırılma Noktası, kaosgl.org internet sitesi, 15 Ocak 2014.

2- Münür Rahvancıoğlu, Gece Kulüpleri, Seks İşçiliği ve LTB, 9 Mart 2016.      http: //rahvancioglu.blogspot.com.tr/2016/03/gece-kulupleri-seks-isciligi-ve-ltb.html

3- Melissa Gira Grant, Let’s Call Sex Work What It Is: Work, 5 Mart 2014. The Nation internet sitesi.

4- Aslı Alpar, “Seks işçileri kurtarılmayı değil taleplerini istiyor”, kaosgl.org internet sitesi, 3 Mart 2018.

5- Erdal Aktaş, Esmeray: Seks işçilerinin üzerindeki baskı ve zulüm hep aynı, sivil sayfalar internet sitesi, 6 Mart 2017. www .sivilsayfalar.org/2017/03/06/seks-iscilerinin-uzerindeki-baski-zulum-hep-ayni/

6- Soru – Cevap: Seks işçileri işçi midir değil midir?, Sosyalist İşçi İnternet sitesi. 18 Ekim 2012, https://www. sosyalistisci.org/index.php/arsiv/111-448-18-ekim-2012/1507-seks-icileri-ici-midir-deil-midir

7- Seks Köleliği mi, Seks İşçiliği mi? Telgraf internet sitesi, 2 Nisan 2015.        

http: //www. telgraf.co.uk/seks-koleligi-mi-seks-isciligi-mi.html

8- Ozan Yılmaz, Seks işçiliği terimi ve öneriler, kaosgl.org internet sitesi, 6 Ağustos 2014. http: //kaosgl.org/sayfa.php?id=17239

9- Genelevleri kapatmadan önce…, Sosyalist Feminist Kolektif internet sitesi, 21 Ekim 2016. http: //www.sosyalistfeministkolektif.org/web-yazilari/genelevleri-kapatmadan-once/

10- Yıldız Tar, Boğaziçi’nde Seks İşçiliği Tartışıldı, Bianet internet sitesi, 2 Mart 2012.         https ://m.bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/136623-bogazici-nde-seks-isciligi-tartisildi

11- Pembe Hayat: “Patronsuz ve pezevenksiz bir dünya” çağrımız geçerliliğini koruyor, Sendika.org internet sitesi, 3 Mart 2018.

12- Kemal Ördek, Seks İşçiliği: Mitler ve Gerçekler, Kırmızı Şemsiye Derneği Yayınları- E-kitap, 2013.

13- Kemal Ördek, Kayıtsız alanda kayıtlı soygun, Kırmızı Şemsiye Derneği Yayınları E- Kitap, 2014.

14- Kemal Ördek, Seks İşçileri Konuşuyor, Kırmızı Şemsiye Derneği Yayınları E-Kitap, 2014.

15- Kemal Ördek, O Kadınlar: Trans Kadın Seks İşçilerinin Dilinden Şiddet Hikayeleri, Kırmızı Şemsiye Derneği Yayınları E-Kitap, 2015.

 

 

 

DİPNOTLAR

[1] http://sendika62.org/2018/03/pembe-hayat-patronsuz-ve-pezevenksiz-bir-dunya-cagrimiz-gecerliligini-koruyor-478077/

[2] Derneğin açıklamasının tamamını okuduysanız italik olarak yazılmış özet bölümünü atlayabilirsiniz.

[3] Yanlış anlaşılmasın, feminist ve sosyalist örgütlenmeler içinde seks işçisi kavramına sahip çıkan, savunanların sayısı hiç az değil. Ama sesleri nispeten zayıf çıkıyor.

[4] Seks endüstrisi üzerine çalışan sosyal bilimciler, “Fuhuş sektörü çalışanları” terimini de çok yetersiz buluyorlar. Çünkü sanal seks, çıplak modellik ve porno oyunculuğu, cinsel ilişkiye dayanmayan konsomasyon hizmetlerinin fuhuş içermese de seks işçiliği kapsamında olduğu ileri sürülüyor.