Aylık arşivler: Kasım 2018

Cemal Cengiz -ŞİİRLİ CUMA

 

Değerli dostlar hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair Cemal Cengiz, hakkında ulaşabildiğim tek bilgi Adana Kadirli Bölgesi halk şairlerinden biri olduğudur.

Cemal Cengiz’e ait bulduğum tek şiir “Haksızlara Beddua” adını taşıyor. Şiirin adından da anlaşılacağı üzere şair uğradığı haksızlıklara karşı olan isyanını halk edebiyatında kargış adı verilen bedduasıyla dile getirmiştir. Halk edebiyatımızda kargış türünde şiir yazma geleneğimizin unutulmaya yüz tuttuğunu söylemek hatalı olmaz. Oysa yüzyıllar boyunca Anadolu insanları karşı karşıya geldikleri zulüm, baskı ve haksızlıkları anlatabilmek için halk ozanlarının diliyle sesini duyurmaya çalışmıştır. Kanaatimce halk edebiyatındaki kargış türü, toplumu nefret diline karşı korumuştur[i].

Cemal Cengiz’in “Haksızlara Beddua” şiiri kanımca güncelliğini de güzelliğini de koruyor. Güzel okuyun.

 

HAKSIZLARA BEDDUA

Eğer benim paralarımı kesenler

Bu dünyada tatlı tatlı yemesin

Hakk’a ayan gece gündüz çalıştım

Ben almadım kesenlere kalmasın

 

Yine benim tazeledin yaramı

İnsan hakkı kesilmesi reva mı

Boğazından tutsun kanser veremi

O paralar ona deva olmasın

 

Bu dünya yalandır kimseye kalmaz

Nefsine uyanlar hak hukuk bilmez

El hakkı zehirdir hiç şifa olmaz

Zehirlensin varsın şifa olmasın

 

Yağlı kurşun değsin akmasın kanın

Ölme birdenbire biraz da sürün

El hakkı çok yedin cehennem yerin

Cennet ala senin yüzün görmesin

 

Kestiler bizlere kalmadı para

Bizleri bedava çalıştıranlara

Kaplasın onları irinli yara

Hoca imam cenazesin kılmasın

 

Cemal Cengiz boş ver nasihat olmaz

Her insan helalin değerin bilmez

Çalıp çarpma ile mal senin olmaz

Balsa boş ver olmasa da olmasın”

 

 

KAYNAK

1-      Doğan Kaya, Folklorumuzda Beddua Söyleme Geleneği ve Türk Halk Şiirinde Beddualar, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, 2001, Sayfa 52-53.

 

 

 

Nereden çıktı bu ŞİİRLİ CUMALAR diyenler, okuyunuz lütfen:

https://doganalpblog.wordpress.com/2014/…/05/siirli-cumalar/

 

ŞİİRLİ CUMALAR, Ortadoğu bataklığına itilmeye, nefret diline ve muhafazakâr bir toplum olmaya karşı bir DURUŞdur.

 

Proje adının kaynak gösterilmeden kullanılmaması rica olunur.

 

[i] Kargış türünün toplumu nefret diline karşı koruduğuna ilişkin görüşlerimi bir başka yazımda dile getirmeye çalışacağım.

Armageddon!

Facebook’da sponsorlu bir “paylaşım” yapılmış, bildiğimiz reklam, silah reklamı. 7+1 kapasiteli ve 12 kalibre fişek atıyor, yarı otomatik tüfek; sorsanız av tüfeği. İnternetten 599 liraya satılıyor, kargo ücretsiz. Belki kredi kartına taksit de yapıyorlardır.

Hani bazen 19. Yüzyıl kovboy filmlerine gönderme yapıp “Teksas gibi” diyoruz ya, hikâye, Teksaslılar bu tüfeği görse ödleri patlardı.

21. yüzyıl Türkiye’si, 599 liraya katliam yapılabilecek bir silahı internet üzerinden satın alabiliyorsunuz. 12 kalibrelik 8 fişek atabilen ölüm makinesi, av tüfeğiymiş, külahıma anlatın siz onu.

fullsizeoutput_d24

 

Sakın bana “Ama hocam yivli tüfek, yivsiz tüfek var, merminin namludan çıkış hızı şöyle, etkili mesafesi böyle” diyerek kimse maval okumasın! Bu bir silah, 8 fişek ve 8 can alıyor. Bundan ötesi fasa fiso!

Nefret dilinin kültürel kodlarımıza işlediği günler yaşıyoruz.  599 lira verip bir katliam makinası sahibi oluyorsunuz. Sudan ucuz, bedavadan biraz pahalı, insanın canından, kanından çok daha ucuz.

Bu silahları kim satın alıyor, nerede kullanılıyor, kaç kişinin evinde, işyerinde, arabasında bulunuyor? Şunu bilelim öncelikle: Bu konuda ortalıkta dolaşan tüm sayılar atmasyon, gerçek sayılar bilinmiyor. Sayının ne denli fazla olduğu kafamıza dank ettiğinde, geç olacak, çok geç.

IMG_3892

Görsel kaynağı: Pixabay. Armageddon etiketiyle yayınlanmıştır.

Tüm semavi dinlerin kutsal kitap olarak tanımlanmış metinlerinde, dünyanın ve insanlığın yok oluşuna sebep olacak bir “son savaş” tasviri yapılmıştır. Terminolojik olarak farklı terimler kullanılıyor olsa da bu kıyamet savaşı Armageddon olarak tanımlanmıştır. Popüler kültürde film ve bilgisayar oyunlarına konu edilmiştir. Yaşadığımız ülkede kültürel şifrelerimizi ele geçiren nefret dili, giderek artan şiddet ve kontrol edilemeyen silahlanmanın varacağı nokta için metaforik olarak da olsa bu tanımı kullanmak istiyorum: Armageddon.

 Korktuğumuzdan daha yakın…