“Kundakçıyı” siz de paylaştınız mı?

İki yıl önce yazmıştım, içerik farklıydı ama tema aynıydı; sosyal medyada sorumsuzca yapılan paylaşımların ve bunun yarattığı bilgi kirliliğinin ideolojik bir aygıt olarak kullanıldığının altını çizmiştim[i]. Aşağıda linkini verdiğim “İnanç objelerinin yerini almaya hazırlanan bir “yeni dünya düzeni bilgisi” gelişiyor, geliştiriliyor” başlıklı yazımı okumanızı öneririm. Bugün aynı tema, farklı bir içerikle, orman yangını “kundakçısı” olarak çıkıyor karşımıza. İzmir’de günlerdir devam eden yangınla ilgili olarak gazete ve televizyonların, sosyal medya kullanıcılarının yaydığı, inanılmaz bir hızla dolaşan sorumsuz haberlerle karşı karşıyayız. Örneğin İzmir yangınında öldüğü iddia edilen ve fotoğrafları paylaşılan kuş, tavşan, geyik, ceylan görselleri bu yangına ait değil. Bu yazıma konu olan haber iki gündür baş döndüren bir hızla yayılan bir görsel. İddiaya göre üzerinde Orman Genel Müdürlüğü üniforması bulunan bir şahıs, elinde ateş yakmakta kullanılan bir alev makinası ile suçüstü yakalanmış. Haber bir video ve/veya aşağıda görülen görselle paylaşılmış. 

Habere yapılan yorumları, engizisyon mahkemelerinde cadı veya sapkın olduğu için diri diri yakılan insanları izliyormuşçasına dehşetle okudum. Ormanı yaktığı iddia edilen kişinin işkenceyle öldürülmesini, tüm ailesiyle birlikte yakılmasını, eşine, annesine, kız kardeşine tecavüz edilmesini isteyen yorumlar, ülkemizdeki nefret dilinin boyutlarını gözler önüne seriyor. Yukarıdaki görseli yangını çıkardığı iddia edilen kişinin yüzünü gizleyerek paylaştım. Sosyal medyadaki paylaşımlarda buna hiç gerek görülmemiş ve bu görselin ulaştığı kişilerin sayısı milyonları çoktan geçmiş durumda. Gelelim olayın ayrıntılarına… 

Olayın gerçekte ne olduğuna dair net bir bilgimiz yok. Teknik bilgisi olan az sayıdaki kişi linç edilme pahasına “karşı yangın” kavramından bahsetmiş. “Karşı yangın” diye tabir edilen uygulama, yangınların yayılmasını önlemekte kullanılan teknik bir yöntem. Olasıdır ki görseldeki kişi “karşı yangın” çıkarmak yani yangının yayılmasını engellemekle görevli bir kişi. Zaten üzerinde üniforma, elinde alev makinası ile gündüz gözüyle ortalıkta dolaşan kişinin bir “kundakçı” olması ne denli mümkün, bunu sorgulamayı size bırakıyorum.  

Nedir, “Karşı yangın” uygulaması, ileri derecede mühendislik teknik bilgisi gerektirir. Tüm sahaya hâkim olan, ileri teknik bilgisi ve deneyimi olan orman mühendislerinin gözetimi altında gerçekleştirilir. Sabotaj amaçlı olarak yakalandığı iddia edilen kişi, böylesi teknik bir ekibin parçası değilse, kundakçı değilse bile bilinçsizce yürütülen bir “yangın söndürme” faaliyetinin işaretlerinden biri olabilir. Kaldı ki orman gözetleme kuleleri, yangınlarda erken alarmı sağladığı gibi yangın söndürme işlemini yöneten beyin takımına “karşı yangınların” çıkarılabileceği noktaların belirlenmesinde büyük yardımı olmaktaydı, geçmişte. Ama bu kulelerin kullanımı bildiğiniz gibi kaldırıldı!

Sosyal medyada yapılan paylaşımların hitap ettiği kitleye göre değişen başlıca iki türü bulunuyor. Birincisi “sadece arkadaşlar/takipçiler” olarak yapılıyor ve bu tür paylaşımların geniş kitlelere yayılma olasılığı çok düşük oluyor. Diğer paylaşım şeklinde yazılanlar/görseller “herkese açık” olarak yayımlanıyor. Arkadaşınız olmayanlar tarafından da görülüp paylaşılabiliyor ve bazen milyonlarca kişiye ulaşması mümkün oluyor. Bu paylaşım türünde yazdıklarınızın doğruluğundan, yaratacağı siyasi sonuçlardan, hukuki problemlerden, ahlaki ve vicdani yükten tümüyle siz sorumlu oluyorsunuz. Şimdi size sormak istiyorum. Yukarıdaki görseli kendinizce iyi niyetli olarak paylaştınız. Amacınız ciğerlerimizi de yakan orman yangınlarına dikkat çekmek ve sorumluların yakalanması. Tebrik ediyorum hassasiyetiniz için. Pekâlâ, şimdi size sormak istiyorum. Yüzünü açık yayınladığınız, suçlu olduğundan hiç şüphe duymadığınız kişinin kendisi veya ailesinden birinin başına bir linç girişimi gelirse kendinizi de tebrik edebilecek misiniz? Bunun hukuki, ahlaki, vicdani yükünün altından nasıl kalkacaksınız? Cevaplarınızı bekliyorum. 

İyi niyetli olabilirsiniz! İyi niyetiniz ve hatta ulvi amaçlarınız, sizi, sosyal medyanın bilgi kirliliğinin önünde savrulan, nefret dilinin bir parçası olmuş zincirin bir halkası olmaktan kurtarmaz. 

Böyle! 

Bu yazıyı bitirdikten sonra Teyit.org’un açıklamasını gördüm.

İzini kaybettiğim orman bölge şefimin anısına

Bu yazı beni 35 yıl öncesine götürdü. Hekim olarak ilk görev yerim Antalya Toroslarının eteklerindeki bir ovada kurulu Kasaba adlı küçük bir köydü. Çevresi üç yandan sedir, ardıç ve çam ormanlarıyla kaplı bir köydür Kasaba. O köyde iki yıl geçirdim. Yaşlarımızın yakınlığı ve her ikimizin de bekar olması nedeniyle Orman Bölge Şefliği yapan orman mühendisi ile iki iyi arkadaş olmuştuk. O iki yıl içinde çıkan orman yangınlarının büyük bölümüne bölge şefi arkadaşımla birlikte katıldım. Elimdeki ilk yardım çantasıyla gerektiğinde acil servis görevi yapıyordum. O yangınların söndürülmesi sırasında günlük yaşamında sessiz, kibar, beyefendi, çelebi bir kişi olan şef arkadaşımın nasıl değiştiğini, yangını yönettiği sırada önünde bölge haritası, bir elinde telsiz diğer elinde mühendislik araçlarıyla nasıl devleştiğine, sesinin nasıl gürlediğine defalarca tanık oldum. Özellikle, yangın gözetleme kulesinden telsizle aldığı bilgileri nasıl kullandığını, sahadaki ekiplere bu bilgileri yorumlayarak talimatlar yağdırdığını, gerektiğinde ustaca “karşı yangınlar” örgütlediğini hatırladığımda, “gözetleme kulelerinden ne istediniz” demekten alamıyorum kendimi. Nankörlük bu ya, adını bile hatırlamıyorum, her neredeysen sağ ve sağlıklı olduğunu ummak istiyorum sevgili şefim. 

Bu yazıda kullanılan kapak görseli Pixabay internet sitesinden alınmıştır. Gerd Altmann tarafından Pixabay‘a yüklenmiştir.  


DİPNOT

[i]“İnanç objelerinin yerini almaya hazırlanan bir “yeni dünya düzeni bilgisi” gelişiyor, geliştiriliyor”  https://doganalpdemir.com/2017/11/28/inanc-objelerinin-yerini-almaya-hazirlanan-bir-yeni-dunya-duzeni-bilgisi-gelisiyor-gelistiriliyor/

10 Comments

  1. Başak Karlı Gül

    Sayın Doğan Alpaslan Demir bey, yazınız çok erkileyici. Yalan, yanlış haberler ve bilgi paylaşımları yüzünden yaşanmış olan kötü olayları hep duyuyoruz. Her bilgi paylaşımının sorumluluğu var. Tabii bu bilginin önemini kavrayanlar için.
    Bu yazınız çokça insanın canını sıkacak, hatta size bile kızabilirler. Çünkü epey kuyruk acısı olan çıkacaktır. Olsun. Siz yazmaya devam ediniz. Sabrınıza ve aklınıza sağlık.
    Anınız da çok güzelmiş. Öykü gibi. Dilerim şefiniz sağdır ve görmüştür. Saygılar.

    Liked by 1 kişi

  2. İbrahim Karaer

    GÖZLEM VE DÜŞÜNCELERİNİZDE ÇOK HAKLISINIZ. ŞAHSEN DEFALARCA GÖRDÜĞÜM BU PAYLAŞIMA NE BİR GÖRÜŞ BİLDİRDİM NE DE BİRYORUM YAZDIM. ÇÜNKÜ BENİM ALANIM DEĞİL VE İNTERNETTEKİ BİLGİ KİRLİLİĞİ VE ÖRTÜLÜ YÖNLENDİRMELERİN FARKINDAYIM. 1,5 SENE ÖNCESİNE KADAR HERKESE AÇIK OLAN SAYFAMI SADECE ARKADAŞLARA AÇIK OLARAK DEĞİŞTİRDİM BU YÜZDEN. HELE BİLMEDİĞİNİ BİLMEYEN KİŞİLERİN YORUMLARINDAN KURTULDUM. BUNA RAĞMEN TANIDIĞIM YAKIN ARKADAŞLARIMIN BİLE YAPTIKLARI, GERÇEKLİĞİNİ ARAŞTIRMADAN, DÜŞÜNMEDEN RASTGELE PAYLAŞIMLARI NEDENİYLE 1-2 ARKADAŞIMI KIRDIM ÇÜNKÜ TAŞMA SEVİYEME RASTLADI GÖRDÜĞÜM VE 10 KERE AÇIKLAMASINI, DÜZELTMESİNİ YAPTIĞIM BİR KONU İDİ. ATATÜRK’ÜN SARIKLI FOTOĞRAFININ DÜZMECE (FOTOŞOP) OLDUĞUNU BELGE VE KULLANILAN MONTAJLANAN FOTOĞRAFLARI DA GÖSTEREREK PAYLAŞMIŞTIM. BU SARIKLI FOTOĞRAFI HENÜZ YAZILI BELGESİ BULUNMAYAN BALIKESİR ZAĞANOS PAŞA HUTBESİ BAŞLIĞIYLA SUNULAN MALUM TROL PAYLAŞIMI YAPAN BİR ARKADAŞIMI SAYFAMDAN ÇIKARDIM. ÜZÜLSEM DE HAKLIYIM. SİZİ KUTLAR YOLUNUZDA DEVAM ETMENİZİ RİCA EDERİM. SAYGILAR VE BAŞARILAR.

    Liked by 1 kişi

  3. Hülya EB

    Anını ben de okudum. Gerçekten vitaminli kısmı orası. Hem dostluk duygusunu hem de yangın karşısında olması gereken akli tavrı şefin aracılığıyla aktarmışsın.
    İletmek istediğin çok açık ve tartışmaya kapalı bence: bilgi paylaşımı ciddi bir durumdur ve sorumluluğu vardır. Okunmalı, araştırılmalı ve kişilerin yaşamlarını etkileyebilecek paylaşımlar bir yargıç edasıyla yapılmamalıdır. Sosyal medya kullanımında “emekleme” aşamasında olduğumuzu düşünürüm hep.
    Kalemin dert görmesin…

    Liked by 1 kişi

    1. Rana Savlu

      Doğan, yazdıklarında %100 haklısın. Dogruyu söyleyeni 9 köyden kovarlar, sana kızanlara kulak asma. Senin yazılarını çok önemli bir şey yoksa kaçırmadan okurum hep. Yorum yapılmadı diye de yazım okunmadı sanma. Benim gibi çok okuyanın olduğunu düşünüyorum. Aynen devam etmeni dilerim. Kasaba’da yaşananları bir öykü kıvamında yazmışsın. Senin başını çektiğin öykülerde çoktur. Her biri ayrı öykü olur. Lütfen devam et. Sessiz de olsak senin yazılarını takip ediyoruz.👏👏👏

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s