COVID-19: “EKONOMİ TIKIRINDA”

Koronavirüs (COVID-19) yazı dizisi: 6. Bölüm

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, 3 Mart 2020 tarihinde Twitter hesabından yazdığı mesajla ABD Başkanı Trump’a teşekkür etmiş:

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’a,  #COVID19’la küresel mücadele için 37 milyon dolar katkısı için teşekkür ederim. Bu fon, hastalığa karşı hassas ülkelerde hazırlıklı olma ve müdahale kapasitelerinin geliştirilmesine yardımcı olacaktır. WHO dünyayı güvende tutma desteğiniz için minnettardır.

WHO Başkanı’nın Twitter takipçileri bu teşekkür mesajından hoşlanmış görünmüyorlar. Leigh isimli takipçi “O piçe teşekkür etmeden önce parayı aldığınızı görmenizi beklerdim” diye yazmış. Angie K. adındaki takipçi ise ayrılan parayı beğenmemiş görünüyor ve “Bill Gates bakım için 100 milyon dolar bağışladı.” diyerek tepki veriyor. Savaş uçaklarına trilyon dolarlar ayrıldığını, hastalığın teşhisi için test kitlerinin bulunamadığını ve Çin’in hastalıkla mücadele için 16 milyar dolarlık bütçe ayırdığını söyleyen pek çok Twitter kullanıcısı, WHO Başkanı Dr. Tedros’u “Trump’ın yalakası” olmakla suçlamış.

Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus- Kaynak: Wikipedia.

Donald Trump’ın Koronavirüs salgını karşısındaki tavrının, dünyanın en büyük ekonomisine sahip ABD başkanına değil finans spekülatörlerine yakıştığını düşünenlerin sayısı hayli fazla. Bir gazetecinin “ABD’de bir emlak satın almayı düşünürsem Başkan Trump’ın, bulaşıcı hastalıklar konusunda ise Dr. Anthony Fauci’nin düşüncelerine itibar ederim” deyişi son günlerde yaşananların özeti gibiydi. Dr. Anthony Fauci konusu çok önemli: Trump salgın dolayısı ile finans piyasalarının kötü etkileneceğini düşünerek “COVID 19 bir HOAX’tır” yani aldatmacadır dedi ve hastalığın aşısının bir ay içinde hazır olacağını açıkladı. Sadece ABD’de yılda 10.000 kişinin grip nedeniyle öldüğünü, COVID19’da vaka sayısının ve ölümlerin çok düşük olduğunu, hastalığın demokratlar tarafından siyasallaştırıldığını söyledi. Bu açıklamanın ardından ABD’nin bulaşıcı hastalıkların kontrolü konusunda en deneyimli uzmanlarından biri olan, aynı zamanda Trump’ın danışmanlığını yapan Dr. Anthony Fauci, dünyanın tehlikeli bir pandeminin eşiğinde olduğunu, aşının kullanılabilmesi için de 1,5 yıllık bir süreye ihtiyaç olduğunu basına açıkladı. Çok kızdığı anlaşılan Trump, Dr. Fauci’nin kendisine bilgi vermeden basına açıklama yapmasını yasakladı. ABD’nin geçmiş başkan yardımcıları Al Gore ve Joe Biden’in danışmanlığını yapan ve Obama döneminde 2015’in başına kadar ABD Ebola müdahale koordinatörü olarak görev yapan Ronald Klain’in bu konudaki mesajı zehir zemberek gibi düştü dünya kamuoyunun önüne:

“Başkanlar Reagan, Bush, Clinton, Bush ve Obama, bulaşıcı hastalık konusunda Tony Fauci’ye güveniyordu. Trump bunu değiştiriyorsa, halk sağlığı ve güvenliği için bu bir tehdittir.”

Ortada Dr. Anthony Fauci- Kaynak: Andrew Harnik/AP

Donald Trump’ın Twitter üzerinden paylaştığı son mesajlarında hem “ekonomi tıkırında” hem de Koronavirüs salgınıyla ilgili her şey yolunda görünüyor. Trump, ABD’nin virüsle mücadelesini öven mesajları ve ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Departmanı’na kendi bütçesinden 100.000 dolar bağışladığına dair bir teşekkür mesajını retweet etmiş. Oysa ABD’nin virüsle olan mücadelesine yönelik iç karartıcı haberler geliyor. Birincisi, hastalığın teşhisi için gerekli olan test kitlerinin ABD’de halk sağlığı laboratuvarlarına çok yetersiz miktarlarda gönderildiği ve bu laboratuvarlardan gelen sonuçların birleştirildiği bilgisayar yazılımına ulaşılamadığı iddia ediliyor. Ama 3 Mart 2020 tarihinde Helen Branswell adlı gazeteci Statnews gazetesinde, virolog Trevor Bedford adlı saygın bir bilim adamıyla yaptığı görüşmeyi yazdı. Bedford, yaptığı açıklamada COVID19 etkeni olan virüs üzerinde yaptığı gen analizlerine ve tespit ettiği vakalara yönelik olarak geliştirdiği hipoteze göre ABD’nin Seattle bölgesinde 500-600 kadar hasta olduğunu , önümüzdeki günlerde bu bölgede Wuhan şehrindekine benzer bir salgının patlayabileceğini iddia ediyor. Bedford, Wuhan için 1 Ocak ne ise Seattle için de 1 Mart tarihinin aynı önemde olduğunu; Wuhan kentinde 3 hafta gecikildiğini, Seattle için gecikme olmaması için çok ivedi olarak tedavi hizmeti dışındaki karantina ve izolasyon tedbirlerinin alınması gerektiğini söylemiş. Bütün bu yazılıp çizilenlere rağmen Amerikalıların %63’ü COVID19’u bir tehlike olarak görmediği açıklanmış. Ne diyelim, cehalet mutluluktur.

Trevor Bedford

Bütün bu tablo gözümüzün önündeyken, geçtiğimiz günlerde Donald Trump televizyonda canlı yayınlanan bir programa katılarak Dünya Sağlık Örgütü’nün Koronavirüs enfeksiyonunun küresel ölüm oranına ilişkin açıkladığı %3,4’lük orana inanmadığını söyledi. Muhafazakar Fox News televizyonunda yapılan telefon röportajında “Bence %3,4 gerçekten yanlış bir sayı” dedi. Dünya Sağlık Örgütü’nün verdiği fatalite hızına inanmadığını söyleyen Trump, “Bu benim önsezim” dedi.

COVID-19 salgınının küresel bir ekonomik resesyona sebep olacağına kuşku yok. Bu resesyonun hangi düzeyde sınırlanabileceğine etki edecek pek çok faktör var. Nedir, öncelikle COVID-19 salgınına ait büyük resimi net olarak görmek ve yaşanan ekonomik krizin küresel verilerini öğrenmek ve anlamak zorundayız. İşte COVID19’un sebep olduğu ekonomik/sosyal krizin hal-i pürmelali; ilginizi çektiyse buyurun başlıyoruz. 

Jörge Wuttke, finans dünyasında oldukça tanınan önemli bir kişilik. Alman vatandaşı olsa da 30 yıla yakın bir süredir Çin’de yaşıyor. Wuttke AB’nin Çin’deki Ticaret Odasının üç dönemdir başkanlığını yapıyor. Hiç kuşkusuz dünya ekonomisine ait büyük resmi en iyi gören kişilerden biri. Wuttke’nin Welt gazetesiyle yaptığı röportajda çarpıcı ve ürkütücü açıklamalar yaptığını görüyoruz. Wuttke, Koronavirüs salgınının dünya ekonomisine verdiği yıkımın bilinenden ve sanılandan çok daha büyük olduğunu ve önümüzdeki haftalarda krizin derinleşeceği ve yakından hissedileceği uyarısında bulunuyor. Çin’de üretim yapan pek çok Avrupalı şirketin batma eşiğine geldiğini, Çin’de hayatın neredeyse durduğunu, sokakların boşaldığını, Şubat ayının ilk birkaç haftasında ulaşımda yüzde 80, uçuşlarda yüzde 90’lık bir düşüş olduğunu açıklıyor. Bir çok üretim yerinde işçilerin henüz fabrikalara tam olarak geri dönmediğini, sağlıkları iyi bile olsa seyahat kısıtlamaları nedeniyle evlerinde sıkışmış olduklarını öğreniyoruz. Wuttke, şirketlerin üretime geçse bile, artık üretilmediği için ambalaj malzemesi bulunamadığını, üretim tamamlansa bile bu kez ürünlerin limanlara taşınmasının mümkün olamadığını söylüyor. Bütün bu zorlu sorunların çözülmesi durumunda bile Avrupa’nın bu krizin yarattığı sorunları Mart ayı ortalarında hissedeceğini söylemiş Wuttke. Niye mi? Çünkü Büyük nakliye şirketleri Cosco ve Maersk son haftalarda konteyner gemilerinin limandan çıkmasına izin vermemiş. Böyle bir geminin Avrupa’ya gelmesi ise yaklaşık altı hafta sürüyormuş. Özetle, Çin’den 6 hafta önce çıkan gemiler hala gelmeye devam ediyor ama yakında çok daha azının gelebileceğini ve başta ilaç olmak üzere birçok ürünün kıtlığının yaşanabileceğini söylemiş Jörge Wuttke.

Jörge Wuttke- Kaynak Facebook kişisel sayfası.

Dünyanın en büyük turizm fuarlarından 4 – 8 Mart tarihleri arasında yapılacak ITB Berlin Turizm Borsası Almanya Sağlık Bakanlığı tarafından fuarın başlamasına 5 gün kala iptal edildi.  

Japonya hükümeti, başkent Tokyo’da 24 Temmuz-9 Ağustos tarihleri arasında yapılacak Olimpiyat Oyunları’nın Koronavirüs yüzünden ertelenebileceğini açıkladı. Olimpiyatların erteleme veya iptal kararı Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC)  tarafından alınabiliyor. IOC’nin kararını Mayıs ayında vereceği açıklandı. Koronavirüs enfeksiyonu nedeniyle ertelenen veya iptal edilen organizasyonlar arasında Dünya Atletizm Salon Şampiyonası ve Formula-1 Çin Grand-Prix’i de bulunuyor.

Rusya hükümeti, vatandaşlarına yurtdışına seyahat etmemeleri çağrısında bulunmuş durumda. Rusya Sağlık Müfettişliği şefi Anna Popova, yerel haber ajanslarına verdiği demeçte, kendilerini korumak için ülke dışındaki seyahatlerin mümkün olduğunca kısıtlanması gerektiğini açıkladı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, bakanların ve diplomatların Mart ayında cinsiyet eşitliği konulu yıllık konferansa katılmamalarını tavsiye etti. Bu yıl 9-20 Mart tarihleri arasında gerçekleşmesi planlanan toplantıya 7 binden fazla delegenin katılması bekleniyor.

Aşağı Saksonya Eyalet Polis Dairesi, koronavirüsünün yayılmasıyla ilgili endişelerden yararlanarak internet üzerinden tıbbi malzeme satan online satış mağazalarının varlığına işaret etti.  Siber suçluların, çeşitli solunum maskelerinin reklamını yaptıkları ve ünlü tıbbi malzeme şirketlerinin adını kullandıkları anlaşıldı.

Uluslararası bir şirket olan BASF’ın CEO’su Martin Brudermüller, yeni koronavirüsünün dünya finans sistemine getirdiği ekonomik yük konusunda açıklamada bulundu. Martin Brudermüller, salgının sadece Çin’de değil, dünya çapında üretim kesintilerine yol açacağını, tedarik zincirlerinin kesintiye uğraması sonucu küresel ekonomik büyümenin 2020’de yavaşlamasının ve geçen yıl yüzde 2,6 olan büyüme hızının yüzde 2’e inmesinin beklendiğini söyledi.

İsviçre hükümeti, Koronavirüs salgınının hızla yayılması nedeniyle 1000 kişiden daha fazla katılımcıyla gerçekleşen etkinlikleri yasakladı. Cenevre Otomobil Fuarı’nın gerçekleşmesi ihtimal dışı görünüyor.

5 Mart 2020 günlü The New York Times gazetesi, 22 ülkede yaklaşık 300 milyon çocuğun eğitime ara vermek zorunda kaldığını yazdı. Bunun sebebi ise bu ülkelerdeki Koronavirüs salgını nedeniyle okulların kapalı olması. Birleşmiş Milletler, bu çapta bir eğitime ara verme olgusunun daha önce hiç yaşanmadığını açıklamış. Bazı eğitim ve bilişim uzmanları internet üzerinden eğitime geçilmesi konusunda projeler üretiyorlar. 300 milyon çocuğun okula gitmeyişi ile ebeveynler, okullara yiyecek maddesi sağlayan tedarikçiler, öğretmenler ve ulaşım sektörlerinin de zincirleme etkilendiğini görüyoruz. Pek çok ülkede okula gidemeyen çocukların ebeveynleri arasında işi bırakmak zorunda kalan kadınların çokluğu dikkat çekiyor.

Dünyanın büyük haber ajansları arasında sayılan AFP, 2020 yılında havayolu şirketlerinin zararının 113 milyar dolar olarak hesaplandığını bildirdi. 

Salgının daha fazla ülkeye yayılması ve küresel talebin düşmesine bağlı olarak petrolün fiyatı hızla düştü. Financial Times gazetesi, Suudi Arabistan’ın düşen talep karşısında fiyatları dengelemeye yardımcı olmak için petrol üretiminde büyük çapta kesintiler yapmaya hazırlandığını bildirdi. Önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarında sert bir düşüş olması halinde, bu durumun resesyon işaretlerinden biri olacağına kuşku yok. 

Teknoloji ve otomobil endüstrisi, küresel koronavirüs salgınının sebep olduğu tedarik zinciri aksaklıklarıyla boğuşurken, 32 milyon takipçisi olan Tesla CEO’su Elon Musk, Twitter’da yaptığı “Koronavirüs paniği aptalca” mesajı, piyasaları sakinleştirmek için yapılan bir hamle olarak kabul edildi. Elon Musk salgın üzerine attığı bu mesajla, ABD Başkanı Trump’ın yanında konumlandırıldı. 

ABD Sağlık Bakanlığı, COVID-19 salgınının bir pandemiye dönüşmesi durumunda tıp uzmanları için gerekli olacak solunum maskelerinin %10’una sahip olduklarını açıkladı. Pandemi planlama varsayımlarına göre ABD sağlık sisteminin bir yılda 3,5 milyar tıbbi maskeye ihtiyacı olacağı tahmin ediliyor. Ülkenin acil ilaç ve tıbbi malzeme stokunda şu anda yaklaşık 12 milyon tıbbi sınıf N95 solunum maskesi ve 30 milyon cerrahi yüz maskesi bulunuyor. Bu bir pandemi senaryosunda ihtiyaç duyulan maske sayısının küçük bir kısmı. Salgının kısa sürede ABD genelinde yayılması durumunda pek çok sağlık çalışanı standartlara uygun maske kullanamayacak. Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, tıbbi tedarik üreticilerini, dünyaya hızla yayılan COVID-19 salgınında küresel talebi karşılamak için “maske üretimini acilen artırmaya” çağırdı. WHO Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, kuruluşun basın toplantısında ayrıca üreticilerin kişisel koruyucu ekipman tedarikini %40 artırması gerektiğini söyledi.

İsa’nın doğum yeri olarak kabul edilen işgal altındaki Batı Şeria’da Bethlehem şehrinde bulunan Doğuş Kilisesi sözcüsü Jeres Qumsiyeh, kilisenin Koronavirüs enfeksiyonu nedeniyle süresiz olarak kapatılacağını söyledi. Nisan ayındaki Paskalya bayramında on binlerce kişinin kiliseyi ziyaret ettiği biliniyor.

Suudi Arabistan yetkilileri ülkelerine yapılan Umre ziyaretlerinin askıya alındığını duyurdu.

İtalya, Avrupa’da Koronavirüs enfeksiyonundan en çok etkilenen ülke oldu. 5 Mart 2020 itibarı ile hastalıktan ölen kişi sayısının 148’e ulaştığı bildirildi. Ülkede acil durum ilan edildi, okullar ve eğlence mekanları kapatıldı. Şubat ayında yapılan Venedik Festivali bitmesine iki gün kala iptal edildi. Çok gerekli olmadıkça dışarı çıkılmaması ve özellikle yaşlıların korunması için sürekli duyurular yapılmaya devam ediliyor. İtalya’da tıbbi maske ve dezenfektan olarak kullanılan alkol stoklarının tükendiği bildiriliyor. İtalya’nın yakın dönemin en büyük ekonomik krizini yaşadığı açıklandı. Merkez Bankası müdahalelerinin ne zamana kadar işe yarayacağı bilinmiyor. Ekonomi Bakan Yardımcısı Laura Castelli yaptığı açıklamada, İtalya hükümetinin Avrupa’daki en büyük Koronavirüs salgınıyla mücadele için 5,5 milyar dolar ayırdığını söyledi. Turizm şirketleri tarafından bu yıl İtalya’ya seyahat edilmemesi uyarısı yapılıyor. 2020 yılında turizm gelirlerinin üçte ikisinden fazlasını yitireceği tahmin edilen İtalya’da turizme bağımlı yaşayan ticari sektörlerin ve milyonlarca kişinin çok ağır bir alt üst yaşayacağı sanılıyor.

İtalya’da sosyal medya paylaşımı.

Kuveyt hükümeti, muhtemelen İran üzerinden gelen COVID19 vakaları nedeniyle şubat ayı sonundaki ulusal kurtuluş bayramının geleneksel kutlama etkinliklerini iptal etti ve okullar 15 Mart tarihine kadar kapatıldı.  

İran COVID19 salgınını Çin’den sonra en ağır yaşayan ülke oldu. Hastalık İran’da can almaya devam ediyor. Dini liderlerin hastalığın başlangıç döneminde yapılan toplu ibadetlerin iptali konusundaki uyarılara direnmesi, siyasi otoritenin hastalığı uzun süre örtbas etmeye çalışması ve İran’a uygulanan ambargolar nedeniyle zaten zayıflamış sağlık sisteminin yetersizliği hastalığın yayılmasında ve ölümlerin artmasında etkili oldu. İran ekonomisinin yaşayacağı çöküşün önümüzdeki aylarda sert ayaklanma ve gösterilere dönüşmesinin şaşırtıcı olmayacağı söylenebilir.

İran

COVID-19 salgınının küresel ekonomi üzerindeki yıkıcı etkisi üzerine pek çok örnek verilebilir. Virüsün yayılması bu yıl dünya ekonomisini önemli ölçüde etkileyecek. Oluşagelen üretim kaybı, büyük seyahat kısıtlamaları, sağlık harcamalarına ayrılacak fonların büyüklüğü ile turizm ve perakende sektöründeki talep kaybının sonucunda oluşan resesyon, salgının bundan sonraki seyrine bağlı olarak değişecek farklı yıkım seviyelerine sebep olacaktır.

Bu yıkıcı etkinin, hastalığın tıbbi etkileri yanında sebep olduğu toplumsal reflekslerle de ilgili olduğunu görüyoruz. Örneğin, Johns Hopkins Sağlık Güvenliği Merkezi bilim insanı Monica Schoch-Spana’nın “Tarihsel kayıtlara bakarsanız, yeni hastalık salgınları ortaya çıktığında yüksek düzeyde korku, kaygı, belirsizlik ve dehşet duygularının tetiklendiğini görürsünüz” şeklinde önemli bir açıklama yaptığını okuyoruz. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO) istatistiklerine göre dünyada her yıl 290 bin ila 650 bin arasında kişi influenza (grip) nedeniyle ölüyor . Nedir, grip hastalığı bu sayının yüzde biri kadar ölüme sebep olan COVID-19’un sebep olduğu ekonomik, sosyal yıkımlara sebep olmuyor. Hastalığın sebep olduğu belirsizlik ve korkunun önemli olduğunu, komplo teorilerinin bu belirsizlik ve korkuyu beslediğini anlıyoruz, anlıyoruz ama arka plandaki tabloyu da görmek zorundayız: Dünyamızın sağlık ve ekonomik sistemlerinin bu pandemiye hazırlıksız yakalandığını; siyaset adamlarının ve yöneticilerin insan sağlığından önce ekonomik zararları önemsediğini; kapitalizmin pandemiyle mücadele konusunda çok elverişsiz bir ekonomik/siyasi rejim olduğunu görüyoruz. Görmeyenlerimize de göstermek zorundayız.

TEŞEKKÜR: Bu yazıyı yazarken, biri Ortadoğu’dan diğeri ise Avrupa’dan salgınla ilgili bilgileri bana ulaştıran oğullarım Doğan Mert Demir ve Jonas Yunus Niederauer’e teşekkürlerimi sunuyorum.

Yazar: Doğan Alpaslan Demir

1961 doğumlu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu tıp doktoru. Uzun yıllar kamuda ve sivil toplum örgütlerinde yöneticilik yaptı. 1991 yılından itibaren müstear isimlerle tarih, toplumbilim, bilimkurgu, mitoloji, mobil teknolojiler, halk sağlığı, şiddet ve nefret dili üzerine gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Son beş yıldır yazılarını kendi adıyla yayımlamaktadır. Halen gazete ve dergilerde köşe yazısı, makale, deneme türünde yazılar yazıyor. E-kitap olarak yayınlanmış beş kitabı bulunuyor.

11 thoughts

  1. Çok güzel bir yazı! Emeğine sağlık. Görünüşe göre dinin cahil bıraktığı ülkeler Allahın dediği olur diye umursamayacak, Kapitalist ülkelerde de yük olan atıl insanlar temizlensin diye basını ve bilir kişilerin halkı uyarmasını önleyecek.
    Bizim ülkemizde iki sistem de geçerli olduğu için Allahın izniyle bir şey olmaz. Türkiyeye gelemez Virüs(?)

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s