Etiket arşivi: adonis

Adonis- ŞİİRLİ CUMA

Değerli okurlarım, hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair, şiirlerini Adonis takma adıyla imzalayan Ali Ahmet Sait Eşber, Suriye doğumlu olup Arap Edebiyatı’nın yaşayan en büyük şairi kabul edilmektedir. 1930 yılında yolu, okulu, elektriği olmayan yoksul bir köyde doğmuş ve halen Fransa’da yaşamaktadır.

Çocukluk döneminin tek eğitimi, Arap şiiri sevdalısı babasının öğrettiği şiirler ve Kuran bilgisiydi. Tarlada çalıştığı saatlerin dışında, büyük bir ağacın etrafında toplanan çocuklara katılır, onlarla birlikte Arapça yazmayı öğrenirdi. Kendisiyle yapılan bir röportajda çocukluğunun o dönemini ve şiir sayesinde hayatının nasıl değiştiğini anlatıyor:

“Babam Arap şiirini ve Kuranı iyi biliyordu. Benim okulum, babamın Kuran ve şiir bilgisiydi. Cahiliye döneminden itibaren eski Arap şiirleri ile yetiştim. İlk şiirimi, Cumhurbaşkanı Şükrü el Kuvvetli için yazdım. Kuvvetli, 1943’te, bağımsız Suriye’nin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Kuvvetli, köyümden geçecekti. Ben cumhurbaşkanına bir şiir yazacağım ve bu şiiri onun önünde okuyacağım, şiirimi sevecek, “Sevgili çocuğum senin için ne yapabilirim diyecek” diye düş kurmuştum. Bölgemize cumhurbaşkanı geldiği zaman, onu görmeye gittim. Kuvvetli meydandaydı. Ben de meydanın ortasındaydım. Şiirimi okudum, biter bitmez insanlar öyle bir saldırdı ki orada cumhurbaşkanı var mı yok mu unuttular. Üstümü parçalayacaklardı. O kadar beğendiler. Kuvvetli de bundan öyle etkilendi ki, o şiirden bir dize seçti, konuşmasında kullandı. “O çocuğun dediği gibi” diyerek konuşmasını değiştirdi. Mesela cumhurbaşkanı konuşmasında kılıcı anlatıyor, böyle bir fotoğraf çiziyor, “Siz de benim etrafımı öyle saracaksınız ki, çocuğun dediği gibi kılıcın kılıfı olacaksınız” diyor. Konuşmasının sonunda, her şey aynen düşlediğim gibi oldu. “Sevgili oğlum senin için ne yapabilirim” dedi. Ben de ona okula gitmek istediğimi söyledim, “Tamam” dedi. Dolayısıyla 13 yaşında okula başladım. Köyümü terk ettim, hayatım tamamen değişti. Düşündüm ki şiirin içine doğmuşum. Şiir benim hem annem hem babam. Bir şiir hayatımı değiştirdiğine göre, dünyayı da değiştirebilir. Bu şiir olmadan ben sizinle oturamazdım.”

 Adonis Şam’da felsefe eğitimi alır. Üniversitede ülkesindeki dikta rejimine karşı öğrenci hareketlerinin liderlerinden biridir. Ülkesindeki siyasal baskılardan kaçarak Lübnan’a giderek Beyrut’ta Arap Edebiyatı öğretmenliği yapmıştır. Beyrut’ta, Şiir (1957) ve Mevakıf (1968) dergilerini kurdu. Bu dergiler Arap şiirini geleneksel kalıplardan kurtarmayı amaçlıyordu.

Adonis, Lübnan’da iç savaş başlayınca Paris’e yerleşti.

Adonis şiir ve yaşam hakkındaki düşüncelerini neredeyse şu iki cümleye sıkıştırmıştır:

“Benim için önemli olan yasak ve gizli olandır. “Geleceğin şiiri bir ret ülkesidir” dediğim zaman, insanı ve onun “gerçek yaşamı”nı daha iyi algılamak için mevcut kurumları reddetmek gerektiğinin altını çiziyorum…”

Adonis Paris’e yerleştikten sonra şiir yazmayı sürdürmüş ve birbiri ardına pek çok şiir ödülüne hak kazanmıştır. 1995 yılında Uluslararası Nazım Hikmet Şiir Ödülü’nü almıştır; bu ödülü alan ilk kişidir.

Adonis şiirlerinde, parçalanan Arap kuşağını, dağılan halkını sergilemiş ve bunu bütün insanlık için genelleştirerek, insanlığın dramını toplumsal belleğin yüzeyine çıkarmıştır.

adonis2

 

Adonis Ortadoğu üzerine görüşlerini de pek çok şekillerde paylaşmıştır. Guardian’da yayımlanan mülakatında Adonis, “Bu baharı yaratan Arap gençliği, ilk defa Araplar batıyı taklit etmiyor – bu sıradışı bir şey. Ancak buna rağmen, bu devrimci anın meyvesini yiyenler İslamcılar, tüccarlar ve Amerikalılar oldu”demiştir. Yaşamı boyunca laikliğin bir savunucusu olmuş olan şair, sürecin siyasal İslamcıları iktidara getiren bir noktaya gelmesinden rahatsızlığını dile getirmiştir. Bu nedenle de derginin muhabiriyle tartışmışlardır. Adonis, Arap ülkelerinde halkın örgütsüzlüğüne işaret ederek, bir tek köktendincilerin ciddi bir örgütlenmeye sahip olduklarını söyleyince, muhabirin kafasındaki çerçeve bozuluyor:

“-Lütfen ama! Bugün Humus ve Hama’da sokaklara çıkan ve katliamdan geçirilenler İslamcı değil ya.”
Adonis: Bunu nereden biliyorsunuz?
-Bütün muhabirler bunu söylüyor. El Cezire de.
Adonis: Ve bunlara inanıyor musunuz? Muhaliflerin büyük çoğunluğu köktendincilerden oluşuyor. Ben radikal bir şekilde rejime karşıyım ama muhalefeti de desteklemiyorum. Çünkü ben, askeri diktatörlükten dini diktatörlüğe geçişe katkı sunmak istemiyorum.”

 Adonis’in “ılımlı İslam” konusundaki fikirleri de çok nettir:

“Ilımlı İslam diye bir şey yok. Ilımlı Müslümanlar var, evet. Ama ılımlı İslam yok. Eğer Batı’nın bir ılımlı İslam’a ihtiyacı varsa, Suudi Arabistan’da başlasın ya. Amerika’nın ve Batı’nın Arap dünyasına ilişkin politikasına karşıyım. Onların mantığını paylaşamam, paylaşmam. Müslüman Kardeşler faşistler, bildiğimiz faşist.”

Bu hafta için Adonis’in “Hiçin Ayartma Neşidesi” adlı şiirinden bir küçük bölümü seçtim, beğeneceğinizi umuyorum.

“Rahimlerini düş toprağında eken kadınlar vardı,
Biçme işini Allah’a bırakırlardı
Aralarından kimileri akşam ölür seherde doğardı,
Kimileri bilge sabrıyla âşıkın iç çekişini yazardı
Kimileri boyunları üzerindeki boyunduruğu kürk sayarak yürürdü.”

adonis3

 

KAYNAKLAR


1- Berrin Tuncel Birer, Araplar’ın yaşayan en büyük şairi ADONİS, Sabah Gazetesi, 31 mart 2013
2- Sol Haber, Suriyeli şair Adonis: ‘Bu yaşananlar bir bahar değil, tarihsel bir gerileme’, başlıklı haber, 14 Şubat 2012
3- Orhan Tüleylioğlu, Rüzgârları yapraklara verdim ben, Milliyet Sanat, 8 Mayıs 2013
4- Adonis, Kudüs Konçertosu, Yapı kredi Yayınları, 2014. Çeviri: İbrahim Demirci.

 

 

 

Nereden çıktı bu ŞİİRLİ CUMALAR diyenler, okuyunuz lütfen:

https://doganalpblog.wordpress.com/2014/…/05/siirli-cumalar/

 

ŞİİRLİ CUMALAR, Ortadoğu bataklığına itilmeye, nefret diline ve muhafazakâr bir toplum olmaya karşı bir DURUŞdur.

 

Proje adının kaynak gösterilmeden kullanılmaması rica olunur.