Aşık Püryani – ŞİİRLİ CUMA

Değerli dostlar hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair Aşık Püryani, doğum ve ölüm tarihleri bilinmediği gibi yaşamı hakkında bilgi yoktur. Elimizdeki kaynaklar Balıkesir doğumlu olduğu ve 19. Yüzyılda yaşamış olduğuna işaret etmektedir. 

Asıl adı Hacı[i]Kevork’dur; adından da anlaşılacağı üzere bir Ermeni aşığıdır (Aşug). Ahmet Rasim, 19. Yüzyıl halk şairlerinin en önemlilerinden biri olduğunu yazmıştır. Türkçe söyleyen ve yazan, yazım dilinde Ermeni alfabesini kullanan, bir kısmı Bektaşiliğe ya da diğer heterodoks ve/veya tasavvufi tekkelere intisap[ii]etmiş olan çok sayıdaki Ermeni aşugları, Anadolu kültürünün çok büyük zenginliklerinden biridir. 

Aşık Püryani, geçmişi Kaygusuz Abdal’a dayanan tasavvufi hiciv şairlerinin 19. Yüzyıldaki başarılı kalemlerindendir. Koşma türündeki aşağıdaki şiirinde içinde yaşadığı toplumu ve bireyleri başarıyla hicveder:

“Dünyalık halimiz sorar bazısı

Bizde sim[iii]yerine emraz[iv]bulunur

Böyle imiş anlımızın yazısı

Elimizde santur[v]ya saz bulunur.

Eloğlu arifdir ademi sezer 

Sanmayın aşıklar beyhude gezer 

Güzelde merhamet bizde sim u zer[vi]

Ne kışın bulunur ne yaz bulunur.

Püryani hisseden kıssadır fendim

Fikirsizlik benim eski efendim

Sakın her adama inanmam kendim

Şimdi doğru adam pek az bulunur.”

Aşık Püryani’nin “dedim dedi” türündeki bir koşmasını bu haftanın şiiri olarak seçtim. Beğeneceğinizi umuyorum.

“Dedim dilber var mı, sen gibi güzel,

Dedi bana, sen ne tarif edersin.

Dedim vasfın için yazdım bir gazel,

Dedi dağ-ı divan telif edersin.

Dedim nedir fikrin aslına erem,

Dedi söyle matlubun[vii]verem,

Dedim leblerinden[viii]bir buse kerem,

Dedi sonra başka teklif edersin.

Dedim nedir bu süs bu eda,

Dedi bu bizlere ihsan-ı Hüda,

Dedim bir canım var uğruna feda,

Dedi Püryan boşa taltif edersin[ix].”


[i]Adının başındaki “Hacı” unvanı onun Müslüman olduğunu göstermemektedir. 

[ii]İntisap: Bağlanma, kapılanma.

[iii]Sim: Gümüş.

[iv]Emraz: Bulaşıcı hastalık.

[v]Santur: Kanuna benzeyen, tokmaklarla çalınan telli bir çalgı.

[vi]Zer: Altın.

[vii]Matlup: Alacak.

[viii]Leb: Dudak.

[ix] Taltif etmek: 1-Hoş davranarak, iyilik yaparak gönül almak, gönül okşamak. 2– (birini) nişan, madalya vererek ya da aylığını artırarak ödüllendirmek.

Not: Kapakta kullanılan görsel Pixabay internet sitesinden alınmıştır. Görsel temsili olup, yazı içinde adı geçen müzik aleti santur fotoğrafıdır.

KAYNAK

Mehmet Bayrak, Alevi Bektaşi Edebiyatında Ermeni Aşıkları, Özge Yayınları, 2005, Ankara. 

Nereden çıktı bu ŞİİRLİ CUMALAR diyenler, okuyunuz lütfen:

https://doganalpdemir.com/2014/06/05/siirli-cumalar/

ŞİİRLİ CUMALAR, Ortadoğu bataklığına itilmeye, nefret diline ve muhafazakâr bir toplum olmaya karşı bir DURUŞdur. 

ŞİİRLİ CUMALAR adının kaynak gösterilmeden kullanılmaması rica olunur.