CADILAR, HEMŞİRELER VE DAHASI…

Dört yıllık bir üniversite eğitimi görmüş, bir meslek unvanına sahip ama başka bir meslek grubunun yardımcısı olarak görülen ve çalışan kaç meslek vardır bilmek isterim. Sağlık Bakanlığı uzun yıllar yardımcı sağlık personeli olarak tanımladı onları, sonra hekim dışı sağlık çalışanı oldular, oysa afili bir meslek unvanları var: Hemşire.

12 Mayıs, Uluslararası Hemşireler Günü, bugün sosyal medyayı açmamla kapatmam bir oldu. Kelli felli meslektaşım hekimler “en büyük yardımcımız, sağ kolumuz, biz onlarsız ne yaparız, sağlığın cefakâr ve fedakâr emekçileri” diyerek hemşireler gününe güzelleme yapıyorlar. Meslektaşlarım, “sözcüklere bu kadar takılma” diyorlar, “onlar bizim canımız ciğerimiz” diyorlar; nedir, bir hemşire arkadaşım hekimler için, “onlar bizim canımız ciğerimiz, sağ kolumuz, en büyük yardımcımız” demek “gafletinde” bulunsa kimler nereye sıçrar görmek isterdim.

Hemşirelik tarihinin izi mitolojide hekimlik tanrısı Askleipos’un kızı Hygieia’ya kadar sürülür. Sonra binlerce yıllık bir sıçramayla Florence Nightingale’e gelinir. Asırlar boyunca hemşirelerin/hemşireliğin esamisi okunmamıştır, çok normal; “Ortaçağ’da” ebe ve hemşire mesleklerinin büyük/büyükannesi bilge kadın, “erkek kültürü” tarafından cadı olarak yakılmıştır. Bazıları, “cadı yakmak sadece Hristiyan Avrupa’da var, İslamiyet’te yok” diyeceklerdir; haksız değiller. İslamiyet’te bilge kadını yakmaya gerek duymamışlar, çünkü ya kapatılıp eve tıkılmış ya da soyup esir pazarında satıldığı için bilge olma şansına erişememişlerdir[i].

 

castle-2027871
Kaynak: Pixabay

 

Google’a hemşire yazın, görsellere tıklayın, pişman oldunuz değil mi. Cinsel fantezilere uygun sunulmuş hemşire kıyafetleri içinde kalça, bacak, meme teşhiri yapılan çok sayıda görsel. Üstelik “hassas içerikle” ilgili sınırlandırmalar bile durumu değiştirmiyor. Porno sektöründe en çok rağbet gören cinsel fantezi sunumları arasında yine hemşireler yer alıyor. Size bir ev ödevi: Neden porno sektörü cinsel fantezilerde en çok hemşireleri kullanmaktadır?

Hastaneyi kim yönetir? İlkokulların Hayat Bilgisi dersi sorusu değil, sahiden soruyorum. Evet, bildiniz; başhekim veya eski deyişle baştabip. Sorumu garip buldunuz, hatta hekimseniz belki rahatsız oldunuz. Kafamıza öyle nakşedilmiş, ezberlerimiz beynimizin kıvrımlarına o denli egemen olmuş ki farklı düşünmemize izin vermiyor öğrendiklerimiz. Sakın eğitim sürelerinden bahsetmeyelim. Bir hemşirenin kendi alanında önce yüksek lisans sonra da doktora yaptığını ve “Dr.” unvanı taşıdığını, bununla yetinmeyip üniversitede kamu yönetimi okuyup üzerine sağlık kurumları işletmeciliği üzerine yüksek lisans hatta doktora yaptığını varsayalım. Şimdi hastanenin yöneticisi olabilir mi? Hayır! Başka sorum yok.

34 yıllık hekimim, 6 yıllık da tıp eğitimi, etti mi size 40 yıl. Türlü çeşit görevlerde çalıştım hemşire arkadaşlarımla birlikte. Aynı yaşta bile olsak, hatta bizden yaşça büyük bile olsalar biz hekimler onlara “sen” dedik, hemşireler bize “siz” dediler. Gün geldi çayımızı, kahvemizi getirdiler; onlara da bizlere de normal geldi. Yardımcı eleman olmadığında temizlik işlerini de yapmalarını bekledik, yaptılar da. Nedir, hemen hiçbirimiz bir hemşireye çay servisi yapmadık, hemşirenin masasını silmedik gereğinde[ii]. Bilgimiz, becerimiz, yeteneğimiz, deneyimimiz her ne olursa olsun hemşirelerin amiri oluverdik. Olmaz, bu böyle olmaz.

Hekimlik unvanını sadece bir meslek tanımı olarak kullanan, tıbbi hizmet alanı dışındaki sosyal yaşamında “Dr, Uzman Dr.” unvanlarını herkesin gözüne sokma derdi olmayan, komplekslerinden arınmış meslektaşlarımın bu yazımı okuduklarında “maalesef evet” dediklerini görür gibiyim. Üzgünüm ama bu meslektaşlarımın sayısı hem az hem de nesilleri tükenmek üzere. Bir “meslektaşım” şunu yazıyor bu konuların tartışıldığı bir forumda:

“Ben hemşirenin yaptığı her işi yapabilirim, onlar benim yaptıklarımın yarısını bile yapabilecek bilgi ve donanıma sahip değiller. Bizden çok daha düşük puanla üniversiteye giriyorlar, iki yıl daha az eğitim görüyorlar, daha az zekiler, çoğu kırsal kesimden ve düşük gelir düzeyindeki ailelerden geliyorlar ve bu nedenle kültürel düzey ve bilinçleri çok düşük.”

Yukarıdaki iddiaların kısmen bile olsa “doğru” olması korkutucudur.  Büyük resmi görebilecek sosyal/siyasal bilince sahip olmayan, sınıfsal ve tarihsel süreçler hakkında zır cahil kafalar, bu “doğrular” üzerine kurdukları yaşam görüşleriyle, günümüzün birey/iktidar ilişkilerini yeniden üretmektedirler.

Doğru kurgulanmış ve tanımlanmış hekimlik ve hemşirelik meslek tanımlarının yapılması, insanların eşit ve adil yaşayabilecekleri bir gelecek hayalinin, sınırların ve sınıfların olmadığı bir toplum kurulmasına dair inancın bir parçasıdır. Baskı ve zulümden arınmış, “erkek egemenliği” ile dertlerini çözmüş bir toplumdaki tıp ve hemşirelik meslekleri, birinin diğeri üzerinde üstünlüğüne dayanmayan bir iş ve güç birliğini sağlayacaktır.

İlk “cadının” katledilmesi ve Bruno’nun yakılışı[iii] birer semboldür; insanlık tarihinin binlerce yıl içinde biriktirdiği ve aktardığı bilgi ve bilgelik, itaatsiz bir toplum yaratmaya hazırlanmış, iktidarı elinde tutanlar için büyük bir tehdit oluşturmuştur. İktidarı elinde tutan güçler bilimin karşısına cehennemi, bilgeliğe karşı ateşi kullanmışlardır.

images
Bruno

“Evet evet, çok haklısınız ama ne yapılabilir ki?” diye sormayacağınızı umuyorum, çünkü ne yapılması gerektiğini yukarıda apaçık yazdım.

Hemşireler Günü müydü bugün?

Hemşire arkadaşlarım, dostlarım; hemşireler gününüzü kutluyorum. Biliyorum, bazılarınız bu yazıyı beğenmekten ve paylaşmaktan çekinecekler, anlıyorum.

Ardımda bıraktığım 40 yıldan cesaret alarak tek cümlelik bir tavsiyede bulunacağım:

Cesur olun, bilgili olun, dik durun, boyun eğmeyin.

 

 KAYNAKLAR

1- Clifford D. Conner, Halkın Bilim Tarihi, Tubitak Yayınları, 2012.

2- Azra Erhat, Mitoloji Sözlüğü, Remzi Kitabevi, İstanbul-1978.

3- Dr. Şeyda Ökdem, Uzm. Aysel Abbasoğlu, Uzm. Nevin Doğan, Hemşirelik Tarihi, Eğitimi ve Gelişimi, Ankara Üniversitesi Dikimevi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Yıllığı, Cilt 1 Sayı 1, 2000.

4- Doğan Alpaslan Demir, İtaatsiz, 22 Ekim 2017. https://doganalpdemir.com/2017/10/22/itaatsiz/

 

Dipnotlar

[i] Bu paragrafta dile getirdiğim “bilge kadının katli” konusu çok yüzeysel ve genel anlamda anlatılmıştır. Kaldı ki bu “katliamın” sadece Ortaçağ’a mal edilmesi de tartışmalıdır. Tarihte bilge kadının katli konusu, toplumsal cinsiyet rollerinin de tarihini içerir ve ebe/hemşire meslek grubuyla sınırlı değildir. 

[ii] Sayıları az ama istisnaları var.

[iii] Bruno hakkında daha çok bilgi için: https://doganalpdemir.com/2017/10/22/itaatsiz/

HEMŞİRE

Dört yıllık bir üniversite eğitimi görmüş, bir meslek unvanına sahip ama başka bir meslek grubunun yardımcısı olarak görülen kaç meslek vardır bilmek isterim. Sağlık Bakanlığı uzun yıllar yardımcı sağlık personeli olarak tanımladı onları, sonra hekim dışı sağlık çalışanı oldular, oysa afili bir meslek unvanları var: Hemşire.

Bugün Hemşireler Günü, sosyal medyayı açmamla kapatmam bir oldu. Kelli felli meslektaşım hekimler “en büyük yardımcımız, sağ kolumuz” diye tanımladıkları hemşirelerin günlerine güzelleme yapıyorlar. Meslektaşlarım “sözcüklere bu kadar takılma” diyorlar, “onlar bizim canımız ciğerimiz” diyorlar; nedir, bir hemşire hekimler için “onlar bizim canımız ciğerimiz, sağ kolumuz, en büyük yardımcımız” demek gafletinde bulunsa kimler nereye sıçrar görmek isterdim.

Hemşirelik tarihinin izi mitolojide hekimlik tanrısı Askleipos’un kızı Hygieia’ya kadar sürülür. Sonra binlerce yıllık bir sıçramayla Florence Nightingale’e gelinir. Asırlar boyunca hemşirelerin esamisi okunmamış, çok normal; Ortaçağ’da ebe ve hemşire mesleklerinin büyük/büyükannesi bilge kadınlar “erkek kültürü” tarafından cadı olarak yakılmış. Kimisi diyecek ki “cadı yakmak” sadece Hristiyan Avrupa’da var, İslamiyet’te yok; haksız değiller. İslamiyet’te bilge kadını yakmaya gerek duymamışlar, çünkü ya kapatıp eve tıkmışlar ya da soyup esir pazarında satmışlar.

Google’a hemşire yazın, görsellere tıklayın, pişman oldunuz değil mi. Cinsel fantezilere uygun sunulmuş hemşire kıyafetleri içinde kalça, bacak, meme teşhiri yapılan çok sayıda görsel. Üstelik “hassas içerikle” ilgili sınırlandırmalar bile durumu değiştirmiyor. Porno sektöründe en çok rağbet gören cinsel fantezi sunumları arasında yine hemşireler yer alıyor.

Hastaneyi kim yönetir? İlkokulların Hayat Bilgisi dersi sorusu değil, sahiden soruyorum. Evet, bildiniz; başhekim veya eski deyişle baştabip. Sorumu garip buldunuz, hatta hekimseniz belki biraz rahatsız oldunuz. Kafamıza öyle nakşedilmiş ki farklı düşünmemize izin vermiyor öğrendiklerimiz. Sakın eğitim sürelerinden bahsetmeyelim. Bir hemşirenin kendi alanında önce yüksek lisans sonra da doktora yaptığını ve “Dr.” unvanı taşıdığını, bununla yetinmeyip üniversitede Kamu Yönetimi okuyup üzerine sağlık kurumları işletmeciliği üzerine yüksek lisans hatta doktora yaptığını varsayalım. Şimdi hastanenin yöneticisi olabilir mi? Hayır… Başka sorum yok.

Hemşire arkadaşlarım; 33 yıllık hekimim, 6 yıllık tıp eğitimini de koyun etti mi size neredeyse 40 yıl. Türlü çeşit görevlerde çalıştım sizlerle. Aynı yaşta bile olsak bizler size “sen” dedik, sizler bize “siz” dediniz. Gün geldi çayımızı, kahvemizi getirdiniz; sizlere de bizlere de normal geldi. Ama hiçbirimiz bir hemşireye çay servisi yapmadık işyerlerimizde. Bilgimiz, becerimiz, yeteneğimiz, deneyimimiz her ne olursa olsun sizin amiriniz oluverdik. Olmaz, bu böyle olmaz.

Ortaçağ’da ilk cadının yakılışından bu yana bilgi bir iktidar aygıtı oldu. Bilge kadının on binlerce yıl içinde biriktirdiği ve aktardığı bilgi, iktidarı elinde tutanlar için büyük bir tehditti. Yakılmalıydı, yakıldı. Maalesef zamanı geriye sarma, yaptıklarımızı düzeltme şansımız bulunmuyor. Bu yüzden çok iş düşüyor hepimize; hemşirelere, hekimlere, sosyal bilimcilerimize, aydınlara, siyaset insanlarına. Yakılan ilk cadının sırrını öğrenmek, bilgiyi iktidarların elinden kurtarmak zorundayız. Kolay gelsin, Hemşireler Gününüz kutlu olsun.

KAYNAKLAR

1- Clifford D. Conner, Halkın Bilim Tarihi, Tubitak Yayınları, 2012.

2- Azra Erhat, Mitoloji Sözlüğü, Remzi Kitabevi, İstanbul-1978.

3- Dr. Şeyda Ökdem, Uzm. Aysel Abbasoğlu, Uzm. Nevin Doğan, Hemşirelik Tarihi, Eğitimi ve Gelişimi, Ankara Üniversitesi Dikimevi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Yıllığı, Cilt 1 Sayı 1, 2000.