Yiğit gölgesinde yiğit saklanır

Vakti zamanında Anadolu’nun uzak bir köşesinde kendine göre varlıklı bir adam yaşıyormuş. Çevresindekilerin deyişiyle zeki ve mukallit bir adammış. Gel zaman git zaman yaşı ilerlemiş, hastalanmış. Tek oğlu Hasan’ı yanı başına çağırmış. “Ey oğul, bana ecel vakti göründü, Azrail kapı önünde bekliyor, beni almadan da gitmez uğursuz. Şimdi beni iyice dinle. Benden sonra bütün malım,… Okumaya devam et Yiğit gölgesinde yiğit saklanır

Çöp

Osmanlı İstanbul’unda kullanılan bir deyim vardır, fermanlı. Bu deyim, yaptıklarından sorumlu olmayan, davranışlarındaki keyfiyetin mazur görüldüğünü belirtir bir ferman taşıyan kişileri tanımlamak için kullanılırmış. Yaygın bir “eleştiri” yöntemi olarak kullanılmasa, bir sosyal medya mesajı nedeniyle kaleme sarılıp bu yazıyı yazmazdım. Nedir, siyasi tutum ve argümanlardan daha çok galize kaçan duyguların akla hâkim olduğu yargılara giderek… Okumaya devam et Çöp

Yiğit Gölgesinde Yiğit Saklanır

Vakti zamanında Anadolu’nun uzak bir köşesinde kendine göre varlıklı bir adam yaşıyormuş. Çevresindekilerin deyişiyle zeki, esprili ve mugallit bir adammış. Gel zaman git zaman yaşı ilerlemiş, hastalanmış. Tek oğlu Hasan’ı yanı başına çağırmış. “Ey oğul, bana ecel vakti göründü, Azrail kapı önünde bekliyor, beni almadan da gitmez uğursuz. Şimdi beni iyice dinle. Benden sonra bütün… Okumaya devam et Yiğit Gölgesinde Yiğit Saklanır

OKULLAR AÇILDI: HEY ARKADAKİLER, SUSUN BAKALIM

Efendiler! Eşekler susabilirler Ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler mi?                                                               Ece Ayhan Evet, her yıl olduğu gibi bu cümleyle açıldı okullarımız: HEY ARKADAKİLER, SUSUN BAKALIM.  Okullar açıldı dedikten sonra dilimin ucuna gelen ilk kelime “ama” oluyor, biliyorsunuz “ama” sözcüğü kendisinden önce gelen tüm fikirlere, olgulara ve eylemlere isyan eden bitirim bir bağlaçtır.  Bu yüzden yazımın… Okumaya devam et OKULLAR AÇILDI: HEY ARKADAKİLER, SUSUN BAKALIM