Etiket arşivi: halk edebiyatı

Cemal Cengiz -ŞİİRLİ CUMA

 

Değerli dostlar hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair Cemal Cengiz, hakkında ulaşabildiğim tek bilgi Adana Kadirli Bölgesi halk şairlerinden biri olduğudur.

Cemal Cengiz’e ait bulduğum tek şiir “Haksızlara Beddua” adını taşıyor. Şiirin adından da anlaşılacağı üzere şair uğradığı haksızlıklara karşı olan isyanını halk edebiyatında kargış adı verilen bedduasıyla dile getirmiştir. Halk edebiyatımızda kargış türünde şiir yazma geleneğimizin unutulmaya yüz tuttuğunu söylemek hatalı olmaz. Oysa yüzyıllar boyunca Anadolu insanları karşı karşıya geldikleri zulüm, baskı ve haksızlıkları anlatabilmek için halk ozanlarının diliyle sesini duyurmaya çalışmıştır. Kanaatimce halk edebiyatındaki kargış türü, toplumu nefret diline karşı korumuştur[i].

Cemal Cengiz’in “Haksızlara Beddua” şiiri kanımca güncelliğini de güzelliğini de koruyor. Güzel okuyun.

 

HAKSIZLARA BEDDUA

Eğer benim paralarımı kesenler

Bu dünyada tatlı tatlı yemesin

Hakk’a ayan gece gündüz çalıştım

Ben almadım kesenlere kalmasın

 

Yine benim tazeledin yaramı

İnsan hakkı kesilmesi reva mı

Boğazından tutsun kanser veremi

O paralar ona deva olmasın

 

Bu dünya yalandır kimseye kalmaz

Nefsine uyanlar hak hukuk bilmez

El hakkı zehirdir hiç şifa olmaz

Zehirlensin varsın şifa olmasın

 

Yağlı kurşun değsin akmasın kanın

Ölme birdenbire biraz da sürün

El hakkı çok yedin cehennem yerin

Cennet ala senin yüzün görmesin

 

Kestiler bizlere kalmadı para

Bizleri bedava çalıştıranlara

Kaplasın onları irinli yara

Hoca imam cenazesin kılmasın

 

Cemal Cengiz boş ver nasihat olmaz

Her insan helalin değerin bilmez

Çalıp çarpma ile mal senin olmaz

Balsa boş ver olmasa da olmasın”

 

 

KAYNAK

1-      Doğan Kaya, Folklorumuzda Beddua Söyleme Geleneği ve Türk Halk Şiirinde Beddualar, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, 2001, Sayfa 52-53.

 

 

 

Nereden çıktı bu ŞİİRLİ CUMALAR diyenler, okuyunuz lütfen:

https://doganalpblog.wordpress.com/2014/…/05/siirli-cumalar/

 

ŞİİRLİ CUMALAR, Ortadoğu bataklığına itilmeye, nefret diline ve muhafazakâr bir toplum olmaya karşı bir DURUŞdur.

 

Proje adının kaynak gösterilmeden kullanılmaması rica olunur.

 

[i] Kargış türünün toplumu nefret diline karşı koruduğuna ilişkin görüşlerimi bir başka yazımda dile getirmeye çalışacağım.

Vehbi Polat (Mihneti) – ŞİİRLİ CUMA

Değerli okurlarım, hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair, Mihneti mahlasını kullanan Vehbi Polat, 1929- 1993 yılları arasında yaşamıştır.

Vehbi Polat, İlkokulu kendi köyünde okuduktan sonra 1948 yılında Cilavuz Köy Enstitüsünü bitirmiştir. Emekçinin Türküsü isimli yapıtında özgeçmişini şu satırlarla anlatıyor.

“Azık çantasında bir ekmek, bir baş soğan, ya da bir yumurta ile mal-davar peşinde koşan tüm köylü çocukları gibi büyüdüm ben de. İlköğrenimimi köyümün ilkokulunda yaptım. Kars-Cilavuz Köy Enstitüsü’ ne girdim. 1948 yılında öğretmen oldum. 1958 yılına değin Karayazı ilçesinin köylerinde ve merkezde çalıştım. 1959 yılında askerlik görevimi tamamladığımda TOKAT’a bağIı TurhaI iIçe merkezinde sürdürdüm öğretmenliğimi. 1965 yılında Tokat Merkez iIçeye bağIı Ortaköy iIkokulunda görevlendirildim. Dokuz yıl çalıştım bu köyde. Orta öğrenim çağına girmiş olan çocuklarım, kente taşınmamı gerektiriyordu. Bu nedenle verdiğim diIekçeler olumlu karşılanmıyordu. Bu nedenle 2 AraIık 1974 tarihinde emekliye ayrılmak zorunda kaldım”

Emekli olduktan sonra Ankara’da Yenigün ve Vatan gazetelerinde toplumsal sorunlara ilişkin yazılar yazmıştır. Mihneti mahlasını kullanan Vehbi Polat Bektaşi- Alevi halk şiirinin önemli isimlerinden bir şair ve halk ozanıdır. Adını hiç duymayışımızın sebebi Mihneti’nin şiirdeki yetersizliği değil, şiirsiz bir toplum oluşumuzdandır. Mihneti’nin 1978 yılında basılan Emekçinin Türküsü adlı kitap bir daha basılmamıştır.

Toplumun can alıcı yaralarına cesurca parmak basmıştır Vehbi Polat. Eşitsizlik, yoksulluk, emeğin sömürüsü, malı/mülkü koruyan adaletsizlik üzerine yazdığı şiirleri eşsiz bir akıcılığa, lirizme ve yürek coşkunluğuna sahiptir.

Anadolu’nun yüzlerce yıllık Alevi- Bektaşi geleneğini aşure yapma/yeme şenliğine çevirdiğimiz şu günlerde, Alevi- Bektaşi şiirinin güzel ismi Mihneti’yi anmayı boynumun borcu sayıyorum. Mihneti’nin bu hafta için seçtiğim şiiri, ölümünden 25 yıl sonra bile günümüzü nokta atışı tanımlıyor. Eh, bu da şiirin ve şairin gücünden kaynaklanıyor olsa gerek.

“Aşırı uç diye feryad edenler
Sizin yerinizi bir görebilsek
İşi tıkırında geçip gidenler
Bu işin aslını bir sorabilsek

Bu ulus niceki savaş yorgunu
Artırın baskıyı yapın soygunu
Ülke gelirinden bunca vurgunu
Adalet önüne bir serebilsek

Bir yanda kapital bir yanda montaj
Bir yanda ibadet bir yanda şantaj
Doğum kontrolü olmazsa kürtaj
Bu gizli niyete bir erebilsek

Geçim istiyorsun çalış diyorlar
İş verin diyorsun dolaş diyorlar
Aç kaldık diyorsun alış diyorlar.
Ölmeden ayakta bir durabilsek

Kiminiz koç olun kiminiz kırat
Çevirin dümeni sürün saltanat
Çıkarcı soyguncu yobaza inat
O yüce meclise bir girebilsek

Emekçi cephenin hak çabasını
Irgat Mehmed’in çam yabasını
Kurtuluş yılının halk sopasını
Kapıp kafanıza bir vurabilsek

Köylü ozanımın yanık sazına
Devrimci örgütün halkçı özüne
Mihneti gardaşın dostça sözüne
İnanıp da hayra bir yorabilsek”

KAYNAKLAR
1- İsmail Özmen, Alevi- Bektaşi Şiirleri Antolojisi, Cilt 5, Kültür Bakanlığı Yayınları, 1998.
2- Faruk Güçlü, Ölümünün 23. Yılında Mihneti, http://www.medya14.net/…/olumunun-23yilinda-mihneti-h2538.h… ,12 Temmuz 2016.

Nereden çıktı bu ŞİİRLİ CUMALAR diyenler, okuyunuz lütfen:

https://doganalpblog.wordpress.com/2014/…/05/siirli-cumalar/

 

ŞİİRLİ CUMALAR, Ortadoğu bataklığına itilmeye, nefret diline ve muhafazakâr bir toplum olmaya karşı bir DURUŞdur.

 

Proje adının kaynak gösterilmeden kullanılmaması rica olunur.

 

 

 

 

TESLİM ABDAL- ŞİİRLİ CUMA

Değerli dostlar hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair Teslim Abdal, 16. Yüzyıl sonu 17. Yüzyıl başı arasında yaşamıştır.

Teslim Abdal hakkında bilgimiz oldukça az. Anadolu’da birden fazla Teslim Abdal isminde halk ozanı yaşadığı sanılıyor. Teslim Abdal Anadolu Alevi- Bektaşi şiir geleneğinin önemli isimlerinden biri olarak kabul edilir. Anadolu’da her türlü kötülüğün, zulmün simgesi olarak kabul edilen Yezit için yazdığı şiir güncelliğinden hiçbir şey kaybetmemiştir.

“Bu dünyadan o dünyaya giderken
Tu yüzüne, lanet şanına Yezit
Hak evini yıkıp harap edersin
Tu yüzüne, lanet şanına Yezit

Kara köpek gibi kuyruk vurursun
Gelene geçene havlar ürürsün
El sana güler, sen kime gülürsün
Tu yüzüne, lanet şanına Yezit

Teslim Abdal eydür, ihlasın kaim                                                                                        Gözümde okum yok, vurup yıkayım
Yetmiş iki millet canın yakayım
Tu yüzüne, lanet şanına Yezit”

Hak evi: Gönül
Teslim Abdal eydür: Teslim Abdal der ki
İhlası kaim olmak: Özü temiz olmak

Halk edebiyatımızda kargış veya beddua olarak bilinen şiir türü toplumsal kültürümüzün çok önemli bir yanını oluşturur. Yüzyıllar boyunca toplumun zalime, zulme olan tepkisini nefrete bulanmadan dile döktüğü en güzel araç olmuştur kargışlar.
Teslim Abdal’ın üç yüz yıl önce söylediği beddua türündeki “BİZE TAŞ ATIP ÜRENLER” şiirini bu haftanın şiiri olarak seçtim. Beğeneceğinizi ve nerede kullanacağınızı bileceğinizi sanıyorum.

“Hırıl hırıl hırlasınlar
Bize taş atıp ürenler
Eşek olsun zırlasınlar
Bize taş atıp ürenler
İçi dışı soğuk olsun
Didilenmiş kavuk olsun
Eğribük’e tavuk olsun
Bize taş atıp ürenler
Bir keleşde uşak olsun
Çingeneye kuşak olsun
Malatya’ya eşek olsun
Bize taş atıp ürenler
Kilisede puta dönsün
Ters nallanmış ata dönsün
Uyuz olmuş ite dönsün
Bize taş atıp ürenler
Teslim Abdal der, onmasın
Dünyada murat almasın
Ahrette iman bulmasın
Bize taş atıp ürenler”

KAYNAKLAR
1- Doğan Kaya, Folklorumuzda Beddua Söyleme Geleneği ve Türk Halk Şiirinde Beddualar, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, 2001.
2- İsmail Özmen, Alevi- Bektaşi Şiirleri Antolojisi, Cilt 3, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, 1998.
3- Doğan Alpaslan Demir, Nasırlı Ellerde Kir Olasıca, 26 Temmuz 2016, https://doganalpblog.wordpress.com/2016/07/26/nasirli-ellerde-kir-olasica/

ŞİİRLİ CUMALAR, Ortadoğu bataklığına itilmeye, nefret diline ve muhafazakâr bir toplum olmaya karşı bir DURUŞdur.

Proje adının kaynak gösterilmeden kullanılmaması rica olunur.