Etiket arşivi: Halk Şiiri

Aşık Serdari- ŞİİRLİ CUMA

 

Değerli okurlarım, hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair Aşık Serdari, 1834-1918[i]yılları arasında yaşamıştır.

Sivas’ın Şarkışla ilçesinde doğmuştur. Asıl adı Hacı’dır. Çocukluk döneminde eşekten düşerek kolu kırılmış, kırığın kaynamaması nedeniyle kangren olmuş ve kesilmiştir. Bu nedenle Çolak Hacı adıyla da tanınmıştır. Gençlik yıllarında Şarkışla kadısının kızını kaçırmış, yakalanmış ve hapse düşmüştür. Birkaç kez evlendiği ve 10 çocuğu olduğu belirtilmektedir. Geçimini çiftçilik ve avcılık ile sağlamıştır. Tek kollu olmasına rağmen halk ozanlığı yanısıra avcılığı ile tanınmıştır.

Aşık Serdari hiç eğitim görmemiş ve okuma yazma bilmemektedir. Şiirlerini dinleyicileri, sevenleri kâğıda aktarmış, birçoğu da kaybolmuştur. Şiirlerinde aşk, ayrılık, gurbet ve yoksulluk temaları öne çıkar. Yaşadığı çağın toplumsal sorunlarını cesurca dile getirmiştir. 1887 yılında yaşanan kuraklığın sebep olduğu sıkıntıları dile getirdiği şiirleriyle tanınmıştır.

Aşık Serdari’nin bu hafta için seçtiğim şiirini beğeneceğinizi umuyorum.

 

“Nesini söyleyim canım efendim

Gayri düzen tutmaz telimiz bizim

Arzuhal eylesem deftere sığmaz

Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim

 

Sefil ireçberin yüzü soğuktur

Yıl perhizi tutmuş içi koğuktur

ineği davarı iki tavuktur

Bundan gayrı yoktur malımız bizim

 

Reçberin sanatı bir arpa tahıl

Havasın bulmazsa bitmiyor pahıl

Tecelli olmazsa neylesin akıl

Dördü bir okkalık dolumuz bizim

 

Benim bu gidişe aklım ermiyor

Fukara halini kimse sormuyor

Padişah sikkesi selam vermiyor

Kefensiz kalacak ölümüz bizim

 

Evlat da babanın sözün tutmuyor

Açım diye çift sürmeye gitmiyor

Uşaklar çoğaldı ekmek yetmiyor

Başımıza bela dölümüz bizim

 

Zenginin sözüne beli’ diyorlar

Fukara söylese deli diyorlar

Zemane şeyhine veli diyorlar

Gittikçe çoğalır delimiz bizim

 

Sekiz ay kışımız dört ay yazımız

Açlığından telef oldu bazımız

Kasım demeden buz tutar özümüz

Mayısta çözülür gölümüz bizim

 

Tahsildar da çıkmış köyleri gezer

Elinde kamçısı fakiri ezer

Yorganı döşeği mezatta gezer

Hasırdan serilir çulumuz bizim

 

Zenginin yediği baklava börek

Kahvaltıya eder keteli çörek

Fukaraya sordum size ne gerek

Düğülcek çorbası balımız bizim

 

Serdari halimiz böyle n’olacak

Kısa çöp uzundan hakkın alacak

Mamurlar yıkılıp viran olacak

Akibet dağılır ilimiz bizim”

 

 

KAYNAKLAR

  • 1-Asım Bezirci- Kemal Özer, Dünden Bugüne Türk Şiiri Cilt 1- Halk Şiiri, Evrensel basım Yayın, 2002.
  • 2-İsmail Özmen, Alevi Bektaşi Şiirleri Antolojisi, Cilt 4, Kültür Bakanlığı Yayınları, 1998.

 

 

Nereden çıktı bu ŞİİRLİ CUMALAR diyenler, okuyunuz lütfen:

https://doganalpblog.wordpress.com/2014/…/05/siirli-cumalar/

 

ŞİİRLİ CUMALAR, Ortadoğu bataklığına itilmeye, nefret diline ve muhafazakâr bir toplum olmaya karşı bir DURUŞdur.

 

 

[i]Doğum tarihinin 1833, ölüm tarihinin 1921 veya 1922 olduğunu belirten kaynaklar da bulunmaktadır.