Aşık Kul Hasan – ŞİİRLİ CUMA

Değerli dostlar hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair Aşık Kul Hasan, 1933- 2010 tarihleri arasında yaşamıştır. Asıl adı Hasan Gören olup Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesine bağlı Emir İlyas köyünde doğmuştur. XX. Yüzyıl Anadolu Alevi Bektaşi şiir akımının en güçlü kalemlerinden biridir.

Tüm yaşamı yokluk ve yoksulluk içinde geçen Kul Hasan bir süre Ankara Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünde gece bekçiliği yapmış, Yenigün gazetesinde ve Halk Ozanlarının Sesi dergisinde şiirleri yayınlanmıştır. Yazdığı “Barış Desen Barışamam” adlı şiiri nedeniyle yargılanmış ve aklanmıştır. 1982 Hacı Bektaş Veli anma törenlerindeki şiir yarışmasında birinci olmuştur.

Aşık İhsani’nin deyimiyle “bitmeyen dertlerini az da olsa hafifletmek için eline üç telli bir cura saz geçirmiş, sazını mızrapsız çalmıştır. Kul Hasan ile Aşık İhsani’nin ilk karşılaşmalarında Kul Hasan, İbreti’nin şu dörtlüğü ile karşılar âşıktaşını:

 “Evvelden biliriz biz doğru yolu

İster akıllı say, isterse deli,

İnsanlık aşkıyla kalbimiz dolu,

Muska yazıp halkı soyan değiliz.”

Kul Hasan şiirlerinde laikliğe, özgürlüğe sık sık vurgu yapmış, zorbalığı, yobazlığı eleştirmiş ve hicvetmiştir. Aşağıda okuyacağınız şiirinde sol/sosyalist düşünceye ait evrensel ilkeler zengin bir hiciv/kargış diliyle kaleme alınmış; alçakgönüllü ama lirizmden ödün vermeyen bir dille aktarılmıştır:

“Aziz dünya halkları hey günaydın

Ağlayanı güldürelim gülelim

Dünya diktatörü yamyamdan azgın

Fitneleri öldürelim gülelim

 

Sulh içinde doğu batı bir olsun

Silahsızlanalım dünya hür olsun

Derya gibi kan dökenler kör olsun

Akan kanı dindirelim duralım

 

Hukuk dışı diktatörlük süreni

Vicdansızca insanları kıranı

Halk sırtına binip hak sömüreni

Sırtımızdan indirip gülelim

 

Laiklik, özgürlük, hukuk var olsun

Hukuk yasa tanımayan kör olsun

Her fert varsın sevdiğine yar olsun

Kadehleri dolduralım gülelim

 

Kul Hasan der çalış sulh yap davayı

Özlemim hata mı ey emmi dayı

Doğu Kuzey Batı Güney dünyayı

Yaz bahara döndürelim gülelim.

 

Aşık Kul Hasan’ın “Allahım” adlı şiirini bu haftanın şiiri olarak seçtim. Çok beğeneceğinizi umuyorum.

“Sana Haksızlara kızan diyorlar

Haklı garibanı ezme Allahım

Hem de kader kısmet yazan diyorlar

Haklıyı haksıza yazma Allahım.

 

Haklıyı haksıza yazan sen isen

Bu düzeni kuran bozan sen isen

Haklı garibanı ezen sen isen

Suçun affolunmaz kızma Allahım.

 

Haklıyı haksızı göremiyorsan

Gerçekçi bir düzen kuramıyorsan

Haksızın cezasını veremiyorsan

Ben kadirim diye gezme Allahım.

 

Kul Hasan’ım der ki ey gani mübin

Ümmet için çok ağlamış habibin

Eşit dağıt kullarının nasibin

Doğru çek, kantarı bozma Allahım.”

 

KAYNAKLAR

1-İsmail Özmen, Alevi Bektaşi Şiirleri Antolojisi Cilt 5, T.C Kültür Bakanlığı Yayınları, 1998, Ankara.

2-Aşık İhsani, Ozan Dolu Anadolu- Antoloji, Berfin Yayınları, 2002, İstanbul.

 

Nereden çıktı bu ŞİİRLİ CUMALAR diyenler, okuyunuz lütfen:

https://doganalpblog.wordpress.com/2014/…/05/siirli-cumalar/

 

 

ŞİİRLİ CUMALAR, Ortadoğu bataklığına itilmeye, nefret diline ve muhafazakâr bir toplum olmaya karşı bir DURUŞdur.

ŞİİRLİ CUMALAR adının kaynak gösterilmeden kullanılmaması rica olunur.

 

 

 

 

 

 

 

ŞEYH RIZA TALABANİ- ŞİİRLİ CUMA

Değerli dostlar, hepinize ŞİİRLİ CUMALAR diliyorum. Bu hafta için seçtiğim şair Kürt edebiyatının 19. yy. sonu ve 20. yy. başındaki önemli temsilcilerinden olan Şeyh Rıza Talabani, 1832-1910 yılları arasında yaşamıştır. Şiirlerinde önce Lami sonraları Rıza mahlasını kullanmıştır.

Çocukluk yıllarında önce babasından daha sonra Kerkük’ün tanınmış medrese hocalarından iyi bir eğitim almıştır. Şiirlerini dört dilde yazmış ve söylemiştir; Kürtçe, Türkçe, Farsça ve Arapça olarak yazdığı şiirleri hiciv türündedir. İki kez İstanbul’a gelmiş ve Namık Kemal ile tanışmış, şiir sohbetleri yapmış ve ondan etkilenmiştir. Ancak Rıza Talabani’nin bariz olarak etkilendiği şairlerin başında Nefi gelmektedir. II. Abdülhamid döneminin baskıcı yönetimine tanıklık etmiş ve vilayetlere atanan paşalar, valiler, defterdarlar ve hakimlerden pek azı onun bazen aşırıya kaçan hicivlerinden kaçabilmiştir. Sivri dili ve pervasızlığı özellikle zalim ve rüşvet yiyen yöneticileri, yobaz din adamlarını hedef almıştır. Kendisi için söylediği şu beyitle onu tanıma/anlama fırsatı buluyoruz.

“İstese eyler sitayiş istese eyler heca
Laubalidir Rıza’nın meşreb-i rindanesi”
(İsterse över isterse hicveder, Rıza’nın kalender meşrebi laubalidir)

Kendisine bağlanan maaşı geciktiren Defterdardan Sultana varıncaya kadar herkes kaleminden nasibini almıştır.

“Namus arayan kimse hecâdan hazer eyler
Şairler ile hoş geçinür def’-i şer eyler
Te’hîr-i maaşım sana bir fâide vermez
Ey Ey mâni’-i rızkım bakalım kim zarar eyler”
(Namus arayan kimse, hicivden sakınır.
Şairler ile hoş geçinip kötülüğü def eder.
Maaşımı ertelemek sana bir fayda sağlamaz.
Rızkımı engelleyen, bakalım kim zarar eder.)

Toplum yapısının ve ahlakının bozulduğunu düşünen şairin günümüzde de değişik şekillerde kopya edilmiş, üzerinde değişiklikler yapılmış dizeleri oldukça tanıdıktır.

“İnsanı kamil aramak bu zamanda
Namus aramak gibidir kahpehanede”

Savaşın ve şiddetin sonuçlarını da apaçık bir şekilde önümüze serer.

“Nice cesetler karıncalara ve yılanlara yem oldu
Bu cesetler üzerinde kuşlar ve kurtlar yarışır oldu.”

Şiirlerinde Osmanlı yönetimini keskin bir dille yerer.

“Askerlerin içinden çıkan bir öküz vali oldu
Bab-ı Ali’de oturanlara Allah’ın laneti olsun
Alçak bir kapıdan gelmişlerdir bu zalim valiler.”

Şeyh Rıza Telebani’nin bu hafta için seçtiğim üç küçük şiirini Ataol Behramoğlu dilimize kazandırmış, severek okuyacağınızı sanıyorum.

“GENÇ ADAM ZAHİDE BAŞVURDU
Bütün gönlüyle katılmak için tarikata
Genç adam bir gün Zahid’e başvurdu
Zahid dedi ki: “Delikanlı, iyi hoş ama
Ben inancımı bir pula satalı bir yıl oldu!
MÜFTÜNÜN EVİ
Herkes bilir müftünün evi ne yandadır Kadı’nın evi ne yanda
Yoksulun biriyim ben, ne yanda olduğum kimin umurunda
ŞEYHLER
Şeyhler yatsı namazında uyuklamazlar tabii
Sizin gibi sabahın köründe kalkmıyorlar ki”

KAYNAKLAR
1-Ataol Behramoğlu, Özdemir İnce; Dünya Şiir Antolojisi, Pozitif Yayınları, 2008, Cilt 2, Sayfa 295.
2-Kerkük’te Kültürel Hareketin Gelişmesi, Prof. Dr. İzzeddin Mustafa Resül, Mart 2011.
3-Şeyh Rıza Talabani’nin Türkçe Şiirlerinde Sosyal ve Siyasi Hiciv, Salih Uçak, 09-10 Ocak 2014 tarihinde Ankara’da yapılan “Tarihte Kürtler ve Kürtler Sempozyumu” nda bildiri olarak sunulmuştur.
4-Divan-ı Şeyh Rıza-yı Talabani, Bağdat, 1935)
5- Kerkük Şairleri, Ata Terzibaşı, Kerkük, 1968.

Nereden çıktı bu ŞİİRLİ CUMALAR diyenler, okuyunuz lütfen:
https://doganalpblog.wordpress.com/2014/…/05/siirli-cumalar/

ŞİİRLİ CUMALAR, Ortadoğu bataklığına itilmeye, muhafazakâr bir toplum olmaya ve nefret diline karşı bir DURUŞdur.

ŞİİRLİ CUMALAR adının kaynak gösterilmeden kullanılmaması rica olunur.
#şiirlicumalar