500 Facebook arkadaşı aranıyor: Grotesk bir manifesto

  Yazının başlığına bakıp, gözlerinizi belertip “Bu ne şimdi?” diyeceksiniz, demeyin lütfen. Facebook[i] ekosisteminin zift ve lağım karışığı ilişkilerine manifesto türünden bir isyanı en etkili şekilde verebilmek kaygısıyla çıktı bu başlık ortaya. Buyurun, başlıyoruz.   Fenomen Bu yazının kaleme alınmasından iki gün önce[ii]Asena D. adını kullanan bir Twitter kullanıcısı, iki milyona yakın takipçisi olan Haluk Levent’e hitaben şu mesajı yazmış:  “Abi günlerdir ağlıyorum. 12 yaşındaki kızım … Okumaya devam et 500 Facebook arkadaşı aranıyor: Grotesk bir manifesto

İKİ MANDAL

 Ey dünya sen ne maskara ne dönek bir acunsun? Al kaşağı, gir ahıra, yarası olan gocunsun.” Namdar Rahmi Karatay[i]   Sosyal medya çoğumuzun yaşamına bodoslama dalmış durumda. İçine girince kendimizi çıfıt[ii] çarşısında gibi hissetsek de vazgeçemiyor, ucundan bucağından sokulmadan edemiyoruz. Bu yazımda son bir haftanın gündemine sosyal medya üzerinden bakmaya çalıştım. Konuları tümüyle keyfi olarak seçtim ve kallavi bir çuvaldızla bizim mahallede[iii] gezintiye çıkardım kalemimi. … Okumaya devam et İKİ MANDAL

Solcu olmak neydi?

Dün yayımladığım “İKİYÜZLÜ HEM DE AHLAKSIZ” yazısını[i]  pek çok sosyal medya platformunda ve üye olduğum Facebook gruplarının bazılarında paylaştım. Yazılarımın tümünü “herkese açık” olarak yayımlasam da genellikle “nezih” ve mürekkep yalamış kişilerin daha fazla olduğu gruplarda paylaşılıyor. Yazılarım çoğu zaman ortalama köşe yazılarından daha uzun ve dili daha “çetrefilli” olduğundan eğitim düzeyi çok düşük, okuma alışkanlığı olmayan kişiler zaten okumuyorlar beni. Bu nedenle yazılarıma çok … Okumaya devam et Solcu olmak neydi?

Seçim hayhuyunda gözümüzden kaçanlar

20 Haziran gününü ardımızda bıraktık, günlük yaşamın hayhuyu ve seçim tartışmalarının çığırışları arasında geldi geçti. 20 Haziran gününün sıradan bir gün gibi göründüğüne bakmayın, fevkaladenin fevkinden bir gündür. Siz belki “öf aman” diyeceksiniz, “seçimlere 3 gün kalmışken geçmiş, gitmiş bir güne geri mi gideceğiz” diye söyleneceksiniz ama ben sizi birkaç gün geriye değil, 72 yıl öncesine götüreceğim. Şunu bilmeliyiz ki 20 Haziran 1946 tarihimizde çok … Okumaya devam et Seçim hayhuyunda gözümüzden kaçanlar

Suriyeli hamile kadını kaçıran, tecavüz eden, öldüren katilleri kim azmettirdi?

Suriyeli hamile bir kadın evi basılarak kaçırılıyor. Yanında 10 aylık da bir bebek var. Kadına tecavüz ediliyor; 10 aylık bebek boğularak, hamile kadın başı taşla ezilerek öldürülüyor. Hemen söyleyeyim, katiller Suriyeli değil. Eğer tersi olsaydı, yani katiller Suriyeli olsaydı ne olurdu sizce. Söylemeye dilim varmıyor ama sosyal medya “idam istiyoruz, Suriyelileri istemiyoruz” cayırtılarıyla inler, ülkenin dört yanında “Suriyeli karşıtı” gösteriler yapılır, savunmasız yakalanan Suriyeli mülteciler … Okumaya devam et Suriyeli hamile kadını kaçıran, tecavüz eden, öldüren katilleri kim azmettirdi?

ZUGZWANG

“Şunun şurasında pazartesiye ne kaldı”  diyor ve 11 Temmuz’u yani Dünya Nüfus Günü’nü bekliyordum. Suriyelilere vatandaşlık verilmesi konusunu yazmak için tam zamanıydı. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) her yıl 11 Temmuz günü o yıl için bir tema belirler ve bu temaya yönelik farkındalık yaratmaya çalışır. Yakın geçmişte “yoksulluğun azaltılması ve üreme sağlığı hizmetlerinin iyileştirilmesi” ve “kadına yönelik cinsiyet temelli şiddet” temalarını gündeme taşımıştı UNFPA.  2016 yılı … Okumaya devam et ZUGZWANG