Etiket arşivi: okul

EKRANLAR ARASINDAN ÇOCUK KİTAPLARINA

Okullar kapandı, çocuklar/gençler mutlu ve mesutlar! Eğitim sistemimizin “ulaştığı merhale” göz önüne alınırsa çocukların sevinçlerine hak vermemek olası değil. Nedir, çocuklarımızın çok büyük bir kısmı tatili cep telefonu- tablet bilgisayar- dizüstü ve masaüstü bilgisayar- oyun konsolu- televizyon ekranları arasında geçiriyor, geçirecek. “Ekranlar arasına sıkışan çocuklar” adıyla yazdığım makaleler, verdiğim konferanslarla çığlıklar atıyor, yırtınıyorum yıllardır. Çocuklarımız hayal bile edemeyeceğimiz büyük bir tehdit ile karşı karşıya. Çok ivedi kararlar ve tedbirler almak zorundayız, “şu seçim geçsin hele, hepsi düzelecek” diye düşünüyorsanız, kendinizi gayya kuyusuna atın lütfen, çünkü çocuklara zerre kadar faydanız yok. Şu aşamada en büyük sorumluluk ebeveynlere ve (gerekli hazırlıkları yaptılarsa) yerel yönetimlere/örgütlenmelere düşüyor. Son yıllarda “Ekranlar arasından çıkış” konusunda farklı başlıklar altında pek çok yazı yazdım, konferanslar verdim; talep olursa yine yazar, yine anlatırım. Bugünkü yazımda ekranlar arasına sıkışan çocuklar konusunun önemli alt başlıklarından biri olan çocuk kitaplarından söz edeceğim, ilginizi çekiyorsa buyurun, başlıyoruz.

laptop-315048

Ekranlar arasından çıkış enstrümanlarından birinin çocukların/gençlerin kitap okumasının sağlanması olduğunu çoğumuz biliyoruz, biliyoruz ama biz okumadığımız için çocuk ve gençleri ikna edemiyoruz. Hep söylediğim gibi, “Çocuklar işaret parmağına değil ayak izlerine bakar”. Televizyonun kapanmadığı, tüm aile fertlerinin cep telefonuna ve bilgisayarlara gömüldüğü bir evin çocukları kitap okumaz!

Çocukların kitap okumaya ikna edilebildiği, teşvik edildiği ailelerde kitap seçiminde yapılan hata, eksik veya yanlış bilgilendirmelerden kaynaklanan sorunların bir kısmını bu yazımda anlatmayı deneyeceğim. Yazımın, çocuklara/gençlere kitap hediye etmeyi aklından geçirenlere ve bütün ebeveynlere basit bir kılavuz olacağını umuyorum.

Çocuklara kitap alırken, önerirken yaptığımız hataların en büyüğü, klasik kitapların çocuklar için uyarlanmış, kısaltılmış, basitleştirilmiş versiyonlarını “çocuk kitabı” sanmamızdır.  Şu sayacağım kitapları gözünüzün önünden geçirin lütfen, hangilerinin tam metinlerini okudunuz?

Don Kişot ile başlayalım, İspanyol edebiyatının dev eseri, benim elimdeki iki ciltlik baskısı 1230 sayfa. İlkokul üstü eğitimi olup da yel değirmenlerine saldıran “kaçık ve yaşlı şövalyenin” macerasını bilmeyenimiz yok ya da bildiğimizi sanıyoruz. Çoğumuz bu bilgiyi basitleştirilmiş Don Kişot çocuk kitaplarından öğrendik, aklımıza nakşettik. Çok uzatmayayım, orijinalini okumadıysanız, sahip olduğunuz bilgi, neredeyse tümden palavradır. Çocuklar için eğlendirici olması ise avuntudan ibarettir.

cervantes-3458816

Kaynak: Pixabay

Robinson Crusoe’yu okudunuz değil mi? Hangisini acaba? Issız bir adaya düşen Robinson “iyi kalpli” olduğu için Cuma’yı kurtarır, kitabın kahramanları ıssız adadan kurtulur ve mutlu mesut olarak kitap biter. Kitabın orijinali 600 küsur sayfa; okursanız, Robinson ve Cuma hakkında bildiklerinizin nasıl yavan ve içi boş saçmalıklardan ibaret olduğunu görebilirsiniz.

Hele ki Jonathan Swift’in Gülliver’in Gezileri adlı kitabının “çocuk klasiği” olarak hala yayınlanıyor olması saç baş yoldurur. Swift’in eseri 18. Yüzyıl İngiltere’sinin siyasal, kültürel, dini, hukuki kurumlarının ağır bir yergisidir. 344 sayfa olarak dilimize kazandırılan eserin çocuklar için basitleştirilmiş versiyonu bu özellikleri koruyamamıştır.

gulliver-383837

Kaynak: Pixabay

Dünya klasiklerinin çocuk kitabına dönüştürme ucubeliğine çok sayıda örnek verilebilir. Ama sanıyorum yukarıda verdiğim üç örnek yeterince açıklayıcı olmuştur. Yine de şunu belirtmek zorundayım: Bu konuda farklı görüşler bulunmaktadır, bazı eğitim uzmanları ustaca yapılan uyarlamaların çocuklara kitabı sevdirmekte yararlı olabileceklerini iddia etmektedirler. Kişisel kanaatimce ender de olsa çocuklar için kısaltılmış, uyarlanmış bazı kitapların işe yarayabileceği doğrultusundadır. Jules Verne, Mark Twain, Charles Dickens ve Arthur Conan Doyle’un bazı çocuk kitabı uyarlamalarının başarılı olduğunu itiraf etmek zorundayım. Ama sonuç olarak, Herman Melville’in dev yapıtı Mobydick’in, 96 sayfaya sığdırılmış, çocuklara uyarlanmış halini ne gönlüm ne de aklım kabul edememektedir.

Son yıllarda yayıldığını gördüğüm, klasiklerin çizgi roman haline çevrilmiş şekilleri için de benzer kaygılar taşıyorum; çizgi romana karşı olduğum için değil, klasiklerin korunması gerektiğine olan inancım nedeniyle…

Bazı ebeveynlerin “çok satanlar” listelerini zorlayan, Fantastik Kurgu türündeki kitaplardan çocukları uzak tutmaya çalıştıklarını gözlüyorum. Bu tür kitapların birçoğu, edebi değer anlamında 60-70’li yılların “Teksas- Tommiks” türü çizgi romanlarına benziyor. Kişisel kanaatime göre bu tür kitapların okunması için özel bir teşvik yapılmasa da karşı çıkılmaması yararlı olacaktır. Genellikle ciltler boyu devam eden, her biri tuğla gibi olan bu kitaplar, çocukların/gençlerin uzun soluklu kitap okuma alışkanlığı geliştirmelerine katkıda bulunabilir. Nedir, bu tür kitaplara düşkünlüğü sezilen çocukların, Fantastik Kurgu’nun dev ismi Tolkien ile tanıştırılmaları çok yararlı sonuçlar verebilir.

9757083336754

Çocuklara masal kitabı alınması muazzam bir özen ve hatta bilinçlilik gerektirir. Folklorik özelliklere sahip orijinal masalların birçoğunun çocuklar için uygun olmaması bir yana, +18 özellikler taşır. Siz Rüştü Asyalı’nın oynadığı Keloğlan filmlerine aldanmayın, Keloğlan pek çok masalda seri katillere rahmet okutur. Türk Halk Bilimi araştırmacısı Pertev Naili Boratav’ın derlediği Nasreddin Hoca kitabındaki fıkraların birçoğunu en yakın arkadaşınıza bile anlatmakta güçlük çekersiniz. Alim Şerif Onaran tarafından dilimize kazandırılan Binbir Gece Masalları da yer yer “porno” niteliktedir. Öte yandan klasik masalların filtrelenerek didaktik bir formda çocuklara sunulması durumunda masaldan değil, çocuk öykülerinden bahsedilebilir ve çoğu kez çocukları okumaktan soğutacak denli yavandır.

Bazı çocuk kitapları üzerinde hangi yaş grubuna uygun olduğuna dair ibareler bulunuyor olabilir. Çocuklara kitap seçerken yol gösterici olmakla beraber çocuğun kişisel seviyesi daha önemlidir. Aile desteği ile küçük yaşlardan itibaren kitap okuma alışkanlığı geliştiren, ekranlarla olan ilişkisi doğru yönlendirilmiş çocuklar 12 yaşında Gogol, Turgenyev, Tolstoy, Yaşar Kemal okuyabilecek seviyeye ulaşmışken, 7/24 televizyon açık bir evde büyüyen aynı yaş çocukların heceleyerek okuyor olması şaşırtıcı değildir.

Kitap okuma alışkanlığı geliştirilmiş çocukların kitap seçiminde de becerileri artacaktır. Kitap seçiminde, çocukların bazen küçük hatalar yapmasına göz yumulmalıdır. Ama her durumda ebeveynlerin bilinçli yönlendirmeler yapması kaçınılmazdır. Yayınevi, çeviri, yazıların puntosu dikkate alınmalıdır. Özellikle İş Bankası, Yapı Kredi, Can Yayınları, TUBİTAK eski basım çocuk kitapları başarılı örneklere sahiptir[i].

Çocuklar kütüphane kullanmaya teşvik edilmelidir. Ebeveynler Kültür Bakanlığı’na ve/veya yerel yönetimlere/örgütlenmelere ait kütüphanelerin yerlerini öğrenmeli, çocuklarıyla birlikte ziyaret etmelidirler. Ancak ülkemiz kütüphanelerinde çocuklara uygun kitap seçiminin hiç kolay olmadığı, yeni kitapların çok az, kütüphane görevlilerinin çoğunun bilinç düzeylerinin çok düşük olduğu göz önünde tutulmalıdır.

IMG_2383

Stocholm halk kütüphanesi. Kaynak: Wikipedia

Ekranların arasında doğan, ekranlarla birlikte yaşayan ve ekranların arasında sıkışmış bulunan bir kuşak yetişiyor. Ekranlara yapışık yaşayan çocukların bilişsel becerilerinin gelişmediğini, davranış bozukluklarının, psikolojik hasarların çok arttığını kesin olarak biliyoruz. Günümüz koşullarında iyi ebeveyn olmak bilgiyle, sevgiyle ve çok çalışmakla[ii]mümkün olabilir hale geldi. Ortalığa salınmış çocukların gelecekte çok acı çekeceklerini, daha kötüsü yaşadıkları topluma çok acı çektireceklerini bilmiyor olamayız. Eşitsizliğin ve sömürünün arttığı, şiddetin yaygınlaştığı, gelir düzeyinin düştüğü, baskıcı yönetimlerin işbaşına geldiği, hurafelerin bilime baskın olduğu ülke çocuklarının, ekranların arasındaki sıkışmışlığının çok daha fazla olduğunu da biliyoruz. Dahası, bilmek zorundayız ki seçimlerin kazanılması, iktidarın değişmesi bu tabloyu değiştirmeyecektir; harekete geçmeliyiz, hemen, hatta şimdi…

 

 

 

 

 

Önemli bir not:

“Çocuklar işaret parmağına değil ayak izlerine bakar” sözü bana ait değil. Bir konferansta duymuş veya bir kitapta okumuş olabilirim. Kaynak konusunda bilgisi olan okurlarım bana yazarsa kaynağı belirtmekten mutlu olurum.

 

 

 

DİPNOTLAR

[i]Yayınevi isimlerini tereddüt ederek yazdım. Yazdığım yayınevi isimlerini sadece örnek olarak verdim. Eminim çok nitelikli çocuk kitapları yayınlayan yayınevleri mevcuttur.

[ii]“Sevgi, bilgi ve çalışma” sözü ünlü yazar Wilhelm Reich’a aittir.