biri de hiçbir yere gitmeyen!

Bu seçimin yerel seçim olmaktan çıktığını görmek için Goya’nın[i]bakışlarına, gözlerine ihtiyacımız yok. Geldiğimiz noktada bizleri sandık başına götürecek itici güç, seçime aday olanların bize anlattığı planlar, projeler ve vaatler olmadığı gibi oy verilecek adayların kişilikleri ve siyasi kimlikleri de anlamını yitirdi, 31 Mart akşamına kadar. Neden mi? Şili’de 1970’li yılların ortasında yaşanan bir olay yüzünden. Biraz sabır lütfen, açıklayacağım.  Norman Jewison’un yapımcı ve yönetmenliğini üstlendiği … Okumaya devam et biri de hiçbir yere gitmeyen!

İzmir’de Seçim Vakti…

  İzmir’de yerel seçim sonuçlarını öğrenmek için 31 Mart gününü beklememize gerek olmayacağını sanıyorum. 27 Ocak Pazar günü CHP, İzmir’in belediye başkan adaylarını açıklayacak/açıkladı[i]. Seçimlerin, iktidar olanaklarını sonuna kadar kullanacak olan AKP ile “ana muhalefet partisi” CHP arasında geçeceği biliniyor. İzmir halkı, AKP’li yerel yönetimlerin kendi seküler yaşam biçimlerine müdahale edeceğine dair olan yaygın kaygı nedeniyle tercihini yine CHP’den yana kullanacaktır. Bu nedenle Büyükşehir Belediyesi’ni … Okumaya devam et İzmir’de Seçim Vakti…

Çinli hastanın tercihi ve 24 Haziran seçimleri

Birkaç gün sonra oy vermeye giderken, seçilmesini istediğimiz adayı ve partiyi belirlemiş, kafamızda şekillendirmiş olacağız. Seçimde kullanacağımız oy, içinde yaşadığımız ülkenin geleceğine yönelik taleplerimizin bir tercihe dönüşmesi anlamına geliyor. Toplumu oluşturan bireylerin oy vermesiyle teşkil edilen siyasi yönetim biçimine demokrasi diyoruz ve en iyi yönetim biçimi olduğuna inanıyoruz. Açıkça söylemem gerekirse aynı fikirde değilim; demokrasi adını verdiğimiz, sandığa dayalı siyasal yönetim şeklinin büyük handikapları olduğu, … Okumaya devam et Çinli hastanın tercihi ve 24 Haziran seçimleri